(765 S. K. m. 30, 491, 522) (5320 S. K. m. 8) (5237 S. K. m. 7, 142) (5252 S. K. m. 9) (647 S. K. m. 4, 6)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık Abdullah Buluş hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Mazıdağı Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 3.10.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen tebliğname ile 4.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Suça konu sayaçta TEDAŞ mührünün bulunduğuna ilişkin 06.02.2002 günlü jandarma ile ortak tutulan tutanağa karşı; aynı sayacın mühürsüz olduğuna ilişkin TEDAŞ'ın yanıt yazısı arasındaki çelişki giderilmeden duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi, karşı temyiz bulunmadığından, özgürlüğü bağlayıcı cezanın 647 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince ağır para cezasına dönüştürülürken, gerekçeli karardaki günlük miktarın 7.270.136 lira olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 23.2.1938 günlü 1937/23 - 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında; somut olayla ilgili 765 sayılı TCY.nın 491/ilk, 522/1 ile 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleriyle, hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-f, 203, 50, 51 ve 52/2. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, yeni yasada öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırı, suça konu değerin az olmaması ve 765 sayılı Yasaya göre hapis cezasının para cezasına dönüştürülüp ertelenmiş bulunması ve ertelemenin hukuki sonuçlarının da gözetildiğinde; Mahkemece 765 sayılı Yasa hükümlerine göre kurulan hükmün sanık yararına olduğu anlaşılmış; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa ile TCK. nun 30. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, para cezalarında bin liranın artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Abdullah Buluş'un temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla kısmen yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/3. maddesi aracılığıyla CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sonuçta hükmolunan 436.208.160 lira ağır para cezasının, 436.208.000 liraya indirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 24.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy