(765 S. K. m. 59, 80, 342) (5237 S. K. m. 7, 43, 62, 204) (5252 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Sahtecilik suçundan sanık Ü. K. B., K. B. ve Y. B. haklarında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetlerine ilişkin İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.11.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar Y., K. ve Ü. K. savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından onama isteyen 5.11.2003 tarihli tebliğname ile 4.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1) Sanıklar Y. B. ve K. B.'ın olay tarihinden 5-6 yıl kadar önce kayıp olduğu iddia edilen babaları M. B. adına kayıtlı Çamdibi Yıldırım Beyazıt Mahallesinde bulunan taşınmazı satabilmek amacıyla, diğer sanık Ü. K. B.'la anlaştıkları, verdikleri karar doğrultusunda; alacaklısı Ü. K. B., borçluları K. B., Y. B. ve kefil olarak da babaları M. B.'ı gösterip, içeriği itibariyle tamamen sahte olan bonoyu düzenleyip M. B. adına da taklit imza attıkları, M. B. adına İcra Müdürlüğünce çıkartılan ödeme emrini içeren tebligatı aldıkları ve itiraz etmeyerek takibi kesinleştirdikleri, kesinleşen takip uyarınca taşınmazın icra yoluyla satışına karar verilip, yapılan açık artırma sonucunda da sanık Ümit adına tapuda tescilinin yapıldığının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında düzenlenen belge adedine göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,
2) Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY. nın 342/1, 80, 59/2 nci maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın aynı suça uyan 204/1, 43, 62/1 inci maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3 üncü maddeleri ışığında sanıklar yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Y. B., K. B. ve Ü. K. B. savunmanının temyiz itirazları ve tebliğname içeriği bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi göndermesiyle 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 01.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy