(765 S. K. m. 59, 81, 343) (5237 S. K. m. 7, 206, 267, 268) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Yalan beyanda bulunmak suçundan sanık E. Görmüş hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin A. 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 18.12.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 17.10.2003 tarihli tebliğname ile 4.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanığa hükmolunan cezanın tür ve süresi karşısında; uygulama maddesinin yerinde düzeltilebilir daktilo hatası olduğundan bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın eylemine uyan 765 Sayılı TCY. nın 343/2, 59 ve 81/1-3. maddelerine göre cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın bildirdiği 1980 doğumlu İ. Görmüş biçimindeki kimlik bilgileri araştırılarak; var olan bir kişiye ait ise 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın 268/1. maddesi aracılığıyla 267/1. maddesinde, sanığın bildirdiği kimlik bilgilerinin gerçekte var olmayan kişiye ait olduğunun anlaşılması durumunda aynı Yasanın 206/1. maddesinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında ve 206/1. maddenin seçenekli adli para cezasına da yer verilmesi nedeniyle sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
2- Kabule göre de;
TCK. nun 95/2. maddesi uyarınca aynen çektirilmesine karar verilen ertelenmiş ilamlarda yer alan suçların türü, işleniş tarihleri ve TCK. nun 2/2. maddesine göre 4616 Sayılı Yasanın 1/2. maddesinin kapsamında değerlendirilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık E, Görmüş'ün temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK. nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 15.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy