(5237 S. K. m. 7, 50, 52, 62, 157, 204) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 30, 59, 342, 503, 522) (647 S. K. m. 4)
Dava: Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık Yeltekin Dede ve Ebuzer Temur haklarında yapılan duruşma sonunda; sanık Ebuzer'in beraatine, sanık Yeltekin'in mahkumiyetine ilişkin Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.10.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi O Yer C.Savcısı ile sanık Yeltekin tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen tebliğname ile 4.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Katılan Sedat Köse'nin aşamalardaki anlatımı ve yakınma dilekçesi ekinde sunmuş olduğu deliller ve dosya içeriğine göre, katılan Sedat Köse ve sanık Yeltekin Dede'nin narenciye alışverişi konusunda 25.12.1998 günlü adı yazılı sözleşmeyi düzenledikleri, sanık Ebuzer Temur'un sözleşmede isminin geçmediği, ancak Yeltekin ile gayri resmi ortak olduğu, birlikte hareket ettikleri ve satım bedelinin bir kısmı için sanık Ebuzer'in eniştesi olan yakınan Zülküf Çakal'a ait suça konu iki adet çek ile ödeme yapıldığı, katılan Sedat'ın anlaşma sırasında ve daha sonra yakınan Zülküf ile yaptığı telefon görüşmelerinde, Zülküf'ün anılan çeklerin kendisine ait olduğunu, güvenebileceğini bildirdiği ve hatta 30.02.1999 gün Z-3146079 seri nolu çekin gerçek tarihi ile ilgili Zülküf'ün katılan Sedat'a faks çektiğine ilişkin belge içeriği karşısında; suça konu çeklerin çalındığı veya kaybolduğuna ilişkin yakınan Zülküf'ün kolluk güçlerine ya da Bankaya sözleşme tarihinden önce bir başvurusunun bulunup bulunmadığı araştırılmadan, katılanın sunmuş olduğu yakınan Zülküf ile yapmış olduğu telefon görüşmelerine ve Zülküf'ün faks çekmesine ilişkin belgelerin doğruluğu belirlenmeden, anılan çeklerin yakınan Zülküf tarafından boş olarak kayınbiraderi sanık Ebuzer ile ortağı diğer sanık Yeltekin'e kullanılması için verilip verilmediği karar yerinde tartışılmadan ve sanıkların hukuki durumları belirlenmeden eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Sanık Yeltekin Dede'nin eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 342/1, 59/2 - 503/1, 522, 59/2 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddelerine göre cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 204/1, 62/1 - 157, 62/1, 50 ve 52. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında sanık yararına bulunup bulunmadığı 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
b- Sahtecilik suçunda, düzenlenen belge sayısına göre eylemin zincirleme biçimde devam ettiğinin gözetilmemesi,
c- Dolandırıcılık suçu ile ilgili olarak hükümden sonra yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa ile 765 sayılı TCK'nun 30. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca para cezalarında bin liranın artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, Yerel C.Savcısının ve sanık Yeltekin Dede'nin temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sanık Yeltekin Dede'nin ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 29.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy