(765 S. K. m. 347)
Sahtecilik suçundan sanık Muzaffer Akın hakkında yapılan duruşma sonunda; beraatine ilişkin Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 17.11.2003 tarihli tebliğname ile 4.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık Muzaffer Akın aşamalarda; köylülere elemanları tarafından tankerle mazot götürülüp satıldığını ve karşılığında vadeli olduğundan makbuz imzalattırdıklarını, bazen de müşterinin tarlada olması nedeniyle teslim edilen mazot karşılığında verilen makbuzu yakınlara da imzalatabildiklerini savunmuş ise de; savunmasını doğrulayıcı herhangi bir kanıt ileri sürülmediği, kaldı ki bu hususun katılan tarafından doğrulanmadığı, makbuzlardaki imzaların katılana ait olmadığının belirlendiği ve sahte belgelerle sanığa ait petrol şirketi yararına icra takibine geçildiğinin anlaşılması karşısında; özel belgede sahtecilik suçunun sanık tarafından işlendiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu, ancak katılan Muammer Bestil'in anlatımlarında bahsedildiği üzere mazot vadeli olarak satıldığından, ödeme tarihinde aradaki fiyat farkını karşılayabilmek amacıyla bu belgelerin sahte olarak düzenlenip düzenlenmediği araştırılıp sonucuna göre, 5237 sayılı TCY hükümlerine nazaran sanık yararına bulunan 765 sayılı TCK'nun 347. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının da karar yerinde tartışılmaması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan Muammer Bestil vekilinin temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 30.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy