(765 S. K. m. 80, 339, 504, 522, 523) (5237 S. K. m. 7, 43, 158, 168, 204) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Sahtecilik suçundan sanık Erbay Türkmen hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2001 tarihli hüküm duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 5.3.2003 tarihli tebliğname ile 7.4.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle tayin edilen 12.11.2003 tarihli duruşmada sanık Erbay'ın mazeret bildirerek erteleme isteği üzerine duruşmanın başka bir güne bırakıldığı ve yeni duruşma gününü kalemden öğrenmesine karar verildiği ancak sanığın duruşmaya gelmediği gibi kendini bir vekille de temsil ettirmediği anlaşılmakla duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1- Sanığın olay tarihinde Akköy Mal Müdürü olarak görev yaptığı, Milli Emlak işlemleri için köylere gitmediği halde, gitmiş gibi gerçeğe aykırı Yurtiçi Geçici Görev Yolluğu Bildirimi ve Tahakkuk Müzekkeresi düzenlediği, içeriği itibariyle sahte olan bu belgelerle bankadan çekilen Hazine parası üzerinde koruma ve denetim görevi söz konusu olamayacağından eyleminin 339/1, 80 ve 504/3-7-son, 522 ve 523. maddelerine uyan resmi belgede zincirleme sahtecilik ve bankayı aracı kılmak suretiyle kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY. nın 339/1, 80, 504/3-7-son, 522, 523.maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın aynı suça uyan 204/2, 43, 158/1-e, f, 168.maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Erbay Türkmen savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi göndermesiyle CMUK. nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 07.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy