(765 S. K. m. 59, 71, 80, 342, 504, 522) (5237 S. K. m. 7, 43, 62, 158, 204) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 317) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık Fikret Soylu ve arkadaşları haklarında bozma üzerine yapılan duruşma sonunda; sanık Fikret'in mahkumiyetine, diğer sanıkların beraatlarına ilişkin Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 14.2.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık Fikret savunmanı ile katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen tebliğname ile 7.4.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I-) Dairemizin 19.11.1002 günlü ve 2001/13175-14110 sayılı ilamı ile; katılan SSK. Başkanlığı vekilinin sanıklar Hamdi Gökhan Kıvançlı, Satılmış Koçyiğit, Ziya Ünal, Cumhur Biber ve Mehmet Cumhur Çeken hakkında Yerel Mahkemece dolandırıcılık suçundan kurulan 5.6.2001 günlü, 1997/155-2001/263 sayılı beraat hükmüne ilişkin temyiz isteğinin reddedildiği, sanıklar Satılmış Koçyiğit, Ziya Ünal, Cumhur Biber ve Mehmet Cumhur Çeken hakkında sahtecilik suçundan aynı gün ve sayılı hükmünün onandığı ve böylece sözü edilen hükümler kesinleştiği halde, yeniden kurulan hüküm hukuki değerden yoksun olup temyize yetki vermeyeceğinden katılan vekilinin anılan sanıklar hakkında bu konulardaki isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi yollamasıyla CMUK. nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-) Sanık Hamdi Gökhan Kıvançlı hakkında sahtecilik; sanıklar Mehmet Rıdvan Yalçın, Mehmet Levent Alkan ve Şerif Bülent Elerman hakkında görevi savsaklama suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre katılan SSK. Başkanlığı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle bu sanıklar hakkındaki usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
III-) Sanık Fikret Soylu ile ilgili temyizlere gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1-) Sanığın eylemlerine uyan 765 sayılı TCY. nın 342/1, 59/2, 71; 504/7, 80, 522, 59/2.maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın aynı suça uyan her bir sahte reçete yönünden ayrı ayrı 204/1, 62; dolandırılıcılık için 158/1-c, 43, 62. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
2-) Kabule göre de;
Sanığın sağladığı haksız çıkar miktarının saptanmasında, kandırıcılık yeteneği bulunmadığı kabul edilen faturaların tutarının da esas alınması gerektiği düşünülmeden, temel ağır para cezasının eksik belirlenmesi,
3-) Temel ağır para cezası, zincirlemeye dahil toplam haksız çıkar esas alınmak suretiyle belirlendiği halde, ayrıca TCY. nın 80.maddesiyle artırılamayacağının gözetilmemesi,
4-) Katılan SSK. Başkanlığı yararına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen miktardan eksik vekalet ücreti takdir edilmesi; vekalet ücretinin davanın tarafı olan katılan yerine vekiline verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan SSK. Başkanlığı vekili ve sanık Fikret Soylu savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy