(1412 S. K. m. 318) (765 S. K. m. 30, 80, 240)
Dava: Sahtecilik, görevi kötüye kullanmak ve gerçeğe aykırı bilirkişi raporu düzenlemekten sanık Rafet Emre ve Adnan Rahmi Karaçam haklarında yapılan duruşma sonunda: Mahkumiyetlerine dair Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.1.2003 tarihli hükmün temyizen tetkiki o yer C.Savcısı, katılan vekili ve duruşmalı olarak sanık Rafet ile savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından kısmen onama ve kısmen bozma isteyen 29.4.2003 tarihli tebliğname ile 7.5.2003 tarihinde daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre katılan Hazine vekili ve Cumhuriyet Savcısının sanıklar Rafet Emre ve Adnan Rahmi Karaçam hakkındaki beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan bu hükümlerin tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanık Rafet Emre hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesine gelince;
Sanığın yasal süreden sonra ve hükmolunan cezanın türü ve süresine göre de koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme isteminin CMUK. nun 318. maddesi gereğince REDDİNE,
Ancak;
1- Sanığın, Gökçeada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1995/296, 1996/200, 208 ve 329 Esas sayılı dava dosyalarının keşif tutanaklarının bilgisi dahilinde hazırlanmadığını, keşiflere gitmediği içinde imza da atmadığını, bu konuda bir yönlendirmesinin de bulunmadığını tüm aşamalarda tutarlı olarak savunması ve Adalet Müfettişi'ne gönderdiği 7.2.2001 günlü yazılı savunmasının da gerçekten keşfini yaptığı dosyalara ilişkin olup, anılan tutanaklar yönünden herhangi bir kabullenmesinin söz konusu olmaması ve savunmasının aksine bir kanıt bulunmaması karşısında beraatı yerine yeterli olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
a) Sanığın dört ayrı dosyada keşfe gitmeden keşif zaptı düzenlemek suretiyle görevini kötüye kullandığının kabul edilmesi karşısında TCK. nun 80.maddesinin uygulanmaması,
b) Sanığın bir yarar sağlamadığı ve bir zarar da doğmamış olması karşısında TCK. nun 240/2.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) 4806 Sayılı Yasayla, TCK. nun 30.maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, bin liranın artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı, Katılan Hazine vekili, sanık Rafet Emre ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 16.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy