(765 S. K. m. 30, 523)
Dava: Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık Celil'in yapılan yargılanması sonunda: Mahkumiyetine ilişkin ANKARA 7.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 6.5.2002 tarihli hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 7.5.2003 tarihli tebliğname ile 3.6.2003 tarihinde daireye gönderilmekle tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede:
Dolandırılan Yusuf'un parası kamu davası açıldıktan sonra ödendiği halde, bu eylemi nedeniyle sanık hakkında TCK'nun 523/1.maddesi ile hüküm kurulması; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 4806 Sayılı Yasa ile TCK'nun 30. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, para cezalarında 1000 liranın artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları ve duruşmada ileri sürdüğü savunmaları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün açıklanan nedenle tebliğname gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında, yakınan İhsan'a yönelen eylemi nedeniyle hükmolunan ağır para cezasının 421.666.000 liraya, yakınan Nazmi'ye yönelen eylemi nedeniyle hükmolunan ağır para cezasının 674.666.000 liraya, yakınanlar Hüseyin, Yusuf, Yusuf, Latif ve Ahmet'e yönelik eylemleri için hükmedilen ağır para cezasının ayrı ayrı 843.333.000'er liraya, sonuç ağır para cezasının da 5.312.997.000 liraya indirilmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün bu bölümünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sahtecilik suçuna ilişkin temyize gelince;
Amerika Birleşik Devletleri Ankara Büyükelçiliğinin vize almak için başvuruda bulunanın ibraz ettiği belgelerin doğruluğunu kontrol ve doğrulama bakımından belgeyi veren kurumdan sormasının olağan uygulama olup olmadığı araştırılıp, buna göre kandırma yeteneği yönünden değerlendirilmesi yapılmadan yazılı biçimde karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Celil savunmanının temyiz dilekçesinde ve duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA ilişkin oybirliği ile alınan karar 12.11.2003 günü Yargıtay C.Savcısının katıldığı oturumda sanık ve savunmanının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
Full & Egal Universal Law Academy