(765 S. K. m. 59, 80, 342, 504, 522) (5237 S. K. m. 7, 43, 62, 158, 204) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Sahtecilik ve emniyeti suiistimal suçlarından sanık Şerafettin Uysal hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Hatay Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.12.2001 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ile duruşmalı olarak sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından kısmen onama ve kısmen bozma isteyen 16.6.2003 tarihli ek tebliğname ile 4.7.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle tayin edilen günde sanık Şerafettin savunmanının duruşma gününden usulen haberdar edildiği halde duruşmaya gelmediği ve bir mazeret de bildirmediği anlaşılmakla duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1- Sanığın eylemlerine uyan 765 sayılı TCY.nın 342/1, 80, 59-504/3-7-son, 80, 522/1, 59 maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 204/1, 43, 62-158/1-e, f, 43, 62. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
2- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan sonuç özgürlüğü bağlayıcı cezanın 3 yıl 4 ay 25 gün yerine, 3 yıl 16 ay 25 gün ve sahtecilik suçundan da 3 yıl 10 ay 20 gün yerine 3 yıl 10 ay biçiminde eksik ceza belirlenmesi,
3- Hükümden sonra yürürlüğe giren 4806 Sayılı Yasa ile 765 sayılı TCY'nın 30. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, para cezalarında bin liranın artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Şerafettin Uysal savunmanı ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 05.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy