(765 S. K. m. 504)
Yalan beyanda bulunmak suçundan sanık A.Ö. hakkında yapılan duruşma sonunda: Mahkumiyetine ilişkin A. 22. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 11.9.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma onama isteyen tebliğname ile 20.10.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşü1üp düşünüldü:
Sanığın, kendisini A. D. olarak tanıtıp, adı geçene ait sağlık karnesini de kullanarak kızı M.yi S.S.K. Çocuk Hastalıkları Eğitim Hastanesinde B. D. adıyla tedavi ettirme biçiminde oluşan eyleminin sübutu durumunda, TCK'nun 504/7. maddesine uyan suçu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtlan tartışma ve hüküm kurma görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi yerine yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık A.Ö.nün temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 14.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy