(765 S. K. m. 102, 104, 342/1, 503) (5237 S. K. m. 7, 157) (5252 S. K. m. 9) (5320 S. K. m. 8)
Dava: Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık Sedat K. hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.12.2003 tarihli hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 22.12.2004 tarihli tebliğname ile 30.12.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle tayin edilen günde sanık savunmanının adres bırakmadan ayrılmasından dolayı kendisine ulaşılamadığı, sanığın ise duruşma gününden usulen haberdar edildiği halde duruşmaya gelmediği ve bir mazeret de bildirmediği gibi kendini yeni bir vekille de temsil ettirmediği anlaşılmakla duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3.maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 23.02.1938 günlü 1937/23 - 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.05.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında; somut olayla ilgili 765 sayılı TCY'nın 503/1 maddesiyle 5237 sayılı TCY'nın 157/1 maddesinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, 765 sayılı Yasanın 503/1. maddesinin zamanaşımı yönünden sanık yararına bulunduğu ve sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezanın üst sınırına göre suç tarihinden inceleme tarihine kadar 765 sayılı TCY'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının gerçekleşmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Sedat K. savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK. nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE (ORTADAN KALDIRILMASINA),
II- Sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun 26 Aralık 1996 günlü yazısı ile sanık savunmanının 29.12.2003 tarihli dilekçesi ekindeki Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 19 Şubat 1996 tarihli sayısının fotokopisinde; sanık Sedat K.'nın, Piyale Sokak No:12 K.4 Güngören adresinde bulunan Öz Klas Tekstil Sanayi İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketinin ortaklarından olduğunun bildirilmesi, bu şirketin yakınan Hayri B.'in ortağı ve müdürü olduğu Öz Klas Tekstil İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketinden ayrı tüzel kişiliğinin bulunması, 24.7.1996 tarihli sözleşmede ise sanığın ortağı bulunduğu şirketin ünvan ve adresinin yazılı olduğu, sanık tarafından suça konu çekin arkasına da tüzel kişilik belirtmeyecek biçimde Öz Klas Tekstil yazılarak imzaladığının anlaşılması karşısında;
Suça konu çekteki keşideci imzasının, Ali K. eli ürünü olup olmadığı araştırılıp saptandıktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hükümlülüğüne karar verilmesi,
2- Sanığın nüfus kaydı getirtilmeden hüküm kurulması,
Kabule göre de;
3- Mahkemece uygulanan 765 sayılı TCY'nın 342/1 ve 59/2.maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 204/1ve 62/1 maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, üst sınırı bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Sedat K. savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy