(1412 S. K. m. 366) (5271 S. K. m. 238) (765 S. K. m. 491, 492) (5237 S. K. m. 142, 203)
Dava ve Karar: Hırsızlık suçundan sanık Abdullah Toptemiş hakkında yapılan duruşma sonunda; beraatine ait Silopi Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 29.01.2003 günlü hükmün Yargıtay'ca tetkiki katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 07.01.2004 günlü tebliğname ile 17.2.2004 gününde Daireye gönderilmekle okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Cumhuriyet Savcısının görüşü sorulmadan yakınanın davaya katılma isteminin kabulüne karar verilerek 1412 s. CMUK. nun 366/2. (5271 s. CMK. nun 238.) maddesine aykırı davranılması,
2- 21.2.2001 tarihli sayacın KAPAKSIZ olduğuna ait suç tutanağı kapsamı karşısında; kaçak kullanım şeklinin saptanması için tutanak düzenleyici tanıklar dinlenerek, suç gününden önceki bir senelik döneme ilişkin tüketim belgeleri katılan Kurumdan getirtilip, suça konu sayacın bulunduğu evde yapılan keşif sonucu belirlenen kurulu güce nazaran, elektrikli aletlerin normal kullanım süreleri de dikkate alınarak, enerji tüketiminde düşme olup olmadığı bilirkişi aracılığıyla karşılaştırmalı olarak saptandıktan sonra ve 29.1.2003 Hakim havale günlü katılan Kurum yanıt yazısında mühürleme tutanağının bulunmadığı bildirildiğinden, suça konu sayacın suç gününden önce mühürlenip mühürlenmediği yeniden katılan Kurumdan sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi,
3- Hırsızlık suçunun sübutu halinde; sanığın eylemine uyan suça konu sayacın suç gününden önce mühürsüz olduğunun saptanması durumunda 765 s. Kanunun 491/ilk; mühürlü olduğunun belirlenmesi halinde ise aynı Kanunun 492/2. maddeleriyle hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 s. TCY.nın aynı suça uyan, suça konu sayacın suç gününden önce mühürsüz olduğunun saptanması durumunda 142/1-f; mühürlü olduğunun belirlenmesi halinde ise aynı Kanunun 142/1-f, 203/1. maddelerinde ön görülen cezanın alt ve üst sınırları bakımından, 765 s. Kanun hükümlerinin sanık yararına olduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan Tedaş vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeple istek gibi BOZULMASINA, 28.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy