(765 S. K. m. 493, 59) (5237 S. K. m. 142, 62, 7) (5252 S. K. m. 9) (5395 S. K. m. 23, 24)
Dava: Hırsızlık ve hırsızlık malı bilerek satın almak suçlarından sanık B. Sezer, G. Gül ve H. Alanbay haklarında yapılan duruşma sonunda; mahkûmiyetlerine ilişkin SALİHLİ Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.12.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık B. savunmanı ile sanıklar H. ve G. tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından onama isteyen 20.1.2004 tarihli tebliğname ile 17.2.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK. nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3.maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 23.2.1938 günlü 1937/23 - 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında; somut olayla ilgili 765 sayılı TCY'nın 512/1, 523/1, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleriyle 5237 sayılı TCY'nın 165/1, 50. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, Mahkemece 765 sayılı Yasa uyarınca kurulan hükmün sanık yararına olduğu anlaşılmış; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5083 sayılı Yasaya 5335 sayılı Yasa ile eklenen 2/3. maddesi uyarınca, para cezalarında bir Yeni Türk Lirası artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık H. Alanbay'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğname gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında sonuç olarak hükmolunan 79.971. 502 lira para cezasının 79 Yeni Türk Lirasına dönüştürülmesi suretiyle, adı geçen sanık hakkındaki usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar B. Sezer ve G. Gül hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY. nın 493/1-son, 59/2, (sanık B. için ayrıca 55/3, sanık G. için 81/2-3) maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın aynı suça uyan 142/1-b, 62/1, (ayrıca sanık B. için 31/3, sanık G. için 58). maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında sanıklar yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
2) Sanık B. Sezer hakkında hükümden sonra yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk koruma Yasasının 23 ve 24. maddeleri uyarınca, yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık B. Sezer savunmanı ile sanık G. Gül'ün temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 06.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy