(765 S. K. m. 491/ilk-son, 522, 523, 55/3, 59) (647 S. K. m. 4, 6) (5237 S. K. m. 141/1, 168/1, 31/3, 62, 50/1-a; 151/1)
Hırsızlık suçundan sanık C. Taş, G. Alıç ve K.Irmak haklarında yapılan duruşma sonunda; mahkûmiyetlerine ilişkin İZMİR 9. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 27.11.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar C. ve G. savunmanları tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 16.01.2004 tarihli tebliğname ile 17.02.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yakınanın beyanı alınmadan, çalınan güvercinlerin nitelikleri ve suç tarihindeki gerçek değeri kesin olarak saptanmadan yazılı biçimde uygulama yapılması,
2- 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 7/2 ve 5252 sayılı TCK'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 23.2.1938 günlü 1937/23-1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında; somut olayla ilgili 765 sayılı TCY'nın 491/ilk-son, 522, 523, 55/3, 59, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleriyle 5237 sayılı TCY'nın 141/1, 168/1, 31/3, 62, 50/1-a; 151/1, 31/3, 62, 50/1-a maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda verilen cezanın paraya çevrilip ertelenmesi ve ertelemenin hukuki sonuçları da gözetildiğinde; 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olduğunun gözetilmesi gereği,
3- Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5083 sayılı Yasaya, 5335 sayılı Yasa ile eklenen 2/3. maddesi uyarınca, para cezalarında bir Yeni Türk Lirasının artıklarının hesaba katılamayacağının ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23 ve 24. maddelerinin sanık hakkında gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar C. Taş ve G. Alıç savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmadan hükmü temyiz etmeyen sanık K. Irmak'ın 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Yasanın 325. maddesi uyarınca yararlandırılmasına, 01.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy