(2709 S. K. m. 127) (442 S. K. m. 7) (765 S. K. m. 59, 81, 342, 345, 503) (6762 S. K. m. 688, 689) (5237 S. K. m. 7, 58, 62, 204) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Sahtecilik suçundan sanık Niyazi Özkan ve Murat Özkan haklarında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetlerine ilişkin Çanakkale Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 17.12.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 12.2.2004 tarihli tebliğname ile 17.2.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 06.10.2000 günlü iddianame ile sanıklar hakkında 765 sayılı TCK. nun 342/1 ve 503/1. maddelerinin uygulanması istemiyle Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldıktan sonra dosyanın görevsizlik kararı ile Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesi karşısında; tebliğnamedeki sanık Murat Özkan ile ilgili bozma isteyen düşünceye katılınmamış, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Anayasanın 127 ve 442 sayılı Köy Yasasının 7. maddelerine göre tüzel kişiliğe sahip yerel yönetimlerin İl, Belediye ve Köylerden oluştuğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 11 ve 12. Hukuk Daireleri ve Dairemizin kararlarında yinelenerek belirtildiği ve uygulamada yerleşip süreklilik kazanan görüş doğrultusunda; TTK. nun 688 ve 689. maddelerinde öngörülen bonoda bulunması zorunlu öğelerden düzenleme yeri olarak köy adının yazılmasının yeterli olduğunun anlaşılması karşısında; eylemlerine uyan 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesi ile cezalandırılmaları gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2) Sanık Niyazi Özkan hakkında 765 sayılı TCY.nın 345, 59/2. ve 81/1-3. maddeleri, sanık Murat Özkan hakkında da 765 sayılı TCY.nın 345 ve 59/2. maddeleriyle cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de; hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan sanık Niyazi Özkan hakkında 5237 sayılı TCY.nın 204/1, 62/1 ve 58/6, sanık Murat Özkan hakkında da 5237 sayılı TCY.nın 204/1, 62/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanıklar yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirilme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Niyazi Özkan ve Murat Özkan'ın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce kısmen bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 Sayılı Yasanın 8. maddesi aracılığıyla CMUK. nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 15.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy