( 765 S. K. m. 504, 503, 79)
Dava: Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık İsmail Holoğlu hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin ANKARA 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17/05/2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 19/02/2004 tarihli tebliğname ile 26/03/2004 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar:
I- Katılan Adnan Özdoğan'a yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan Ertun Bozkurt'tan sahte senet vererek aldığı 06 TPD 10 plakalı otomobili katılan Adnan Özdoğan'a 200.000.000 lira kaparo alarak 1.200.000.000 liraya satmak üzere anlaşan sanığın, tanık Murat Kaymak'ın vekil olarak atandığına ilişkin aracın kayıt maliki Eftal Baranlı adına sahte düzenlenmiş vekaletnameyi vererek kalan 1.000.000.000 lirayı aldığı, adı geçen tanığın da aracı katılan Adnan Özdoğan'a Ankara 42. Noterliğinde satım sözleşmesiyle vekaleten sattığının anlaşılması karşısında; dolandırıcılık suçunda noterin aracı kılınması nedeniyle sanığın eyleminin 765 sayılı TCY'nın 504/3. maddesine uyan nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 503/1. maddesiyle hüküm kurulması, suç tarihindeki ekonomik koşullara, paranın satın alma gücüne ve yerleşik uygulamalara göre katılan Adnan Özdoğan'dan alınan dolandırıcılığa konu 1.200.000.000 lira paranın değeri pek aşırı olduğu halde normal kabul edilerek yazılı biçimde uygulama yapılması; adli sicil kaydı içeriğine göre hırsızlık suçundan 30.8.1999 tarihinde infaz edilmiş, Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 453-420 sayılı 1 yıl 2 ay hapis cezası içeren ilamıyla tekerrüre esas önceki hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 765 sayılı TCY'nın 81/2. maddesiyle uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanık İsmail Holoğlu'nun temyiz itirazları yerine görülmemiş olduğundan reddiyle;1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 23.2.1938 günlü 1937/23-1938/9 sayılı,Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında; somut olayda Mahkemece uygulanan 765 sayılı TCY'nın 503/1.maddesiyle 5237 sayılı TCY'nın 212/1 ve 158/1-d maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda,
Mahkemece 765 sayılı yasa uyarınca kurulan hükmün sanık yararına bulunduğu anlaşıldığından, hakkındaki eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II- Sanık hakkında yakınanlar Metin Yılmaz, Habibe Nurdan Bostancı ile katılan Adnan Özdoğan'a yönelik sahtecilik, yakınan Cemazel Alagöz ve katılan Ertun Bozkurt'a yönelik sahtecilik ve dolandırıcılık, yakınan Ali Karademir'e yönelik dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından tarafından işlendiğini kabulde ve yakınan Ali Karademir'e yönelik dolandırıcılık suçu yönünden nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yakınan Ertun Bozkurt' dan satın aldığı otomobile karşılık Türk Ticaret Kanununun 688/6. maddesinin öngördüğü zorunlu biçimsel öğelerinden "düzenleme tarihini" içermemesi nedeniyle kambiyo senedi ve dolayısıyla resmi belge niteliğini taşımayan sahte düzenlenmiş suça konu özel belgeyi imzalayarak yakınana vermesi, yakınan Cemazel Alagöz' den satın aldığı otomobile karşılık ise Türk Ticaret Kanununun 688/5-6. maddesinin öngördüğü zorunlu biçimsel öğelerinden "düzenleme tarihini" ile "Kime ve kimin emrine ödenecekse onun ad ve soyadını" içermemesi nedeniyle kambiyo senedi ve dolayısıyla resmi belge niteliğini taşımayan sahte düzenlenmiş suça konu özel belgeyi imzalayarak yakınana vermesi eylemlerinin, 765 sayılı TCK.nun 79. maddesi yollamasıyla katılan ve yakınan sayısınca ayrı ayrı dolandırıcılık suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçundan da hüküm kurulması,
2- Tanık Murat Kaymak'ın vekil olarak atandığına ilişkin aracın kayıt maliki Eftal Baranlı adına düzenlenmiş sahte vekaletnameyi adı geçen tanığa vererek, otomobilin katılan Adnan Özdoğan'a Ankara 42. Noterliğinde düzenleme şeklindeki satım sözleşmesiyle vekaleten satılmasını sağlayan sanığın eyleminin 765 sayılı TCY'nın 342/2, 80. maddesine uyan sahtecilik suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
3- Sanığın, yakınan Habibe Nurdan Bostancı' ya Ticaret Kanununun 688/6. maddesinin öngördüğü zorunlu biçimsel öğelerden "düzenleme tarihini ve yerini" içermeyen, bu nedenle kambiyo senedi ve dolayısıyla resmi belge niteliğini de taşımayan senetleri vermesi, yakınan Metin Yılmaz' dan devraldığı iş yerine karşılık, Türk Ticaret Kanununun 688/5-6. maddesinin öngördüğü zorunlu biçimsel öğelerinden senetlerde lehtar olarak bildirilen "Ekşiler İnşaat San" ibaresi gerçek ya da tüzel kişiyi göstermediğinden "kime ve kimin emrine ödenecekse onun ad ve soyadını" içermemesi nedeniyle kambiyo senedi ve dolayısıyla resmi belge niteliğini taşımayan suça konu özel belgeleri imzalayarak vermesi eylemlerinin ayrı ayrı özel belgede sahtecilik suçları oluşturduğunun gözetilmemesi,
4- Sanığın eylemine uyan, yakınan Ali Karademir'e yönelik dolandırıcılık suçundan 765 sayılı TCY'nın 503/1, katılan Adnan Özdoğan' a yönelik sahtecilik suçundan aynı Yasanın 342/2 ve 80.maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın yakınan Ali Karademir'e yönelik dolandırıcılık yönünden suça uyan 157/1. maddesinde öngörülen adli para cezasının tutarı, katılan Adnan Özdoğan' a yönelik sahtecilik suçu yönünden ise 204/1-3 ve 43/1.maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından; anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
5- 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 23.2.1938 günlü 1937/23-1938/9 sayılı,Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında; somut olayla ilgili yakınanlar Metin Yılmaz ve Habibe Nurdan Bostancı' ya yönelik sahtecilik suçları bakımından 765 sayılı TCY'nın her bir yakınana yönelik sahtecilik eylemi nedeniyle ayrı ayrı 345 ve 80. katılan Ertun Bozkurt ile yakınan Cemazel Alagöz'e yönelik dolandırıcılık suçu bakımından ise ayrı ayrı aynı Yasanın 503/1 ve 522/1. maddeleriyle 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın yakınanlar Metin Yılmaz ve Habibe Nurdan Bostancı' ya yönelik sahtecilik suçları bakımından 207/1 ve 43/1, katılan Ertun Bozkurt ile yakınan Cemazel Alagöz'e yönelik dolandırıcılık suçu bakımından ise aynı Yasanın 212/1, 207/1 ve 157/1. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda 765 sayılı TCY'nın sanık yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
6- Adli sicil kaydı içeriğine göre hırsızlık suçundan 30.8.1999 tarihinde infaz edilmiş, Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 453-420 sayılı 1 yıl 2 ay hapis cezası içeren ilamıyla tekerrüre esas önceki hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 765 sayılı TCY'nın 81/2. maddesiyle uygulama yapılmaması,
7- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5083 sayılı Yasaya 5335 sayılı Yasa ile eklenen 2/3.maddesi uyarınca, para cezalarının hesaplanmasında 1 Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık İsmail Holoğlu'nun temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca hükmolunan ceza süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 13.03.2006 gününde oy birliğiyle karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy