(765 S. K. m. 342)
Sahtecilik suçundan sanık ve tutuklu A.K. hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin TORTUM Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 30.10.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığı'ndan bozma isteyen 20.12.2003 tarihli tebliğname ile 24.1.2004 tarihinde daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
İddianamedeki anlatım ve tanımlamaya göre; sanık hakkında hırsızlık suçundan yürütülen soruşturma sırasında tutanaklar düzenlenirken kimliği hakkında yalan bildirimde bulunmak suçundan TCK' nun 343/2. maddesi uyarınca zamanaşımı içerisinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
Ancak;
1- Suça konu sahte nüfus cüzdanı üzerine, soğuk damga izi bulunmayan fotoğrafın sonradan yapıştırıldığı ilk bakışta anlaşıldığından aldatma yeteneği bulunmadığı halde ve belgenin kandırıcılık yeteneğini maddi öğeye göre belirlemek hakime ait bulunduğu gözetilmeden bilirkişinin yetkisi dışında ve yetersiz görüş içeren raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Hapis cezasının kısa kararda 2 yıl 1 gün, gerekçeli kararda ise 2 yıl 1 ay olarak belirlenmesi suretiyle hükümde karışıklık yaratılması,
3- Emanette kayıtlı dava konusu nüfus cüzdanı ile ilgili bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık A.K'nin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 1.4.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy