(765 S. K. m. 343)
Yalan beyanda bulunmak suçundan sanık M.K ve M.Ş.V haklarında yapılan duruşma sonunda; mahkûmiyetlerine ilişkin Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 04.07.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar savunmanları tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 07.06.2004 tarihli tebliğname ile 15.06.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
1. Bigadiç Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2002 tarihli ayırma kararından, bu sucun sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan soruşturma ayrıldığı ve dosyanın yetkisizlik kararıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğinin anlaşılması karşısında; Bigadiç Cumhuriyet Başsavcılığının 2001/1365 hazırlık sayılı dosyası incelenip, sanıklar hakkında dava açılıp açılmadığı belirlenerek, dava açıldıysa ve olanaklıysa bu dosya ile birleştirildikten sonra sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Kabule göre de;
a) Sanıkların sahte faturalar düzenledikten sonra, bu belgelere dayanarak Bakırköy 21. Noterliğinden 10. 5. 2001 tarih ve 17837 yevmiye sayılı beyanname başlıklı belgeyi düzenleterek, bu belgeyle ihaleye katıldıklarının anlaşılması karşısında, eylem resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu halde yalan bildirim suçundan hüküm kurulması,
b) Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5083 sayılı Yasaya 5335 sayılı Yasa ile eklenen 2/3. maddesi uyarınca, para cezalarında bir Yeni Türk Lirasının artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar M.Ş.V. ve M.K. savunmanlarının, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğ nameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy