(765 S. K. m. 179, 499, 522) (5237 S. K. m. 7, 109, 110, 149) (5252 S. K. m. 9)
Yağma ve hürriyeti tahdit suçlarından sanık M. C. ve A. C haklarında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetlerine ilişkin Siverek Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.03.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi O Yer C.Savcısı ile duruşmalı olarak sanıklar savunmanları tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından kısmen onama ve kısmen bozma isteyen 31.05.2004 tarihli tebliğname ile 15.06.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle tayin edilen günde sanıklar savunmasının duruşma gününden usulen haberdar edildiği halde duruşmaya gelmedikleri ve bir mazeret de bildirmedikleri anlaşılmakla duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanıkların aşamalardaki anlatımlarına, icra takip dosyalarına, toplanan kanıtlara ve tüm dosya içeriğine göre, birlikte hareket eden sanıklar M ve M. S.'in sanık M.'in ortağı olduğu, şirketin B.K isimli kişiden olan alacağını tahsil edebilmek amacıyla, adı geçen kişiye ait olduğun zannettikleri mağdur Ramazan'ın sevk ve yönetimindeki tankeri, geceleyin silah zoru ile durdurup mağduru bağlayarak tankerin kaçırıldığı ve sanık M. C.'in mağduru el ve ayakları bağlı olduğu halde yağma eyleminden haberi olmadığı anlaşılan diğer sanık A.'e teslim ettiği ve bu sanığın da mağdurun özgürlüğünü kısıtlamaya devam ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık M. C.'in eyleminin bütün halinde 765 sayılı TCK. nun 499/1-2. cümlesine ve 522/1. maddesine uyan yağma suçunu; sanık A. C.'in eyleminin de aynı Yasanın 179/1. maddesinde uyan kişi özgürlüğünü kısıtlamak suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde ve suçların nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazı biçimde uygulanması,
2) Sanık M. C.'in eylemine uyan 765 sayılı TCY. nın 499/1-2. cümle, 522/1. maddelerine göre, hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın aynı suça uyan 149/1-c-h, 109/2-3-a-b, 110/1. maddelerinde; sanık A.C.'in eylemine uyan 765 sayılı TCK. nun 179/1. maddesine göre, 5237 sayılı TCK. nun aynı suça uyan 109/1 ve 110/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanıklar yararına olması ve 5237 sayılı yasa hükümleri uyarınca değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, C.Savcısı ile sanıklar M. C. ve A. C. savunmasının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK. nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 22.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy