(5235 S. K. m. 12) (5252 S. K. m. 9)
Yalan beyanda bulunmak suçundan sanık M. hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Silvan Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.06.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen tebliğname ile 29.07.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
5235 sayılı Yasanın 12. maddesinde 5348 sayılı Yasayla yapılan değişiklik nedeniyle tebliğnamedeki göreve ilişkin bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanığın, yasal bağıtsız eşi H.'den olan çocuklarından, H. ve F.'u 2.1.2000 tarihinde yasal bağıtlı eşi R.'den doğma gibi Nüfus Müdürlüğü görevlisini kandırarak nüfus kütüğüne kaydettirdiği anlaşıldığından, eylemlerinin zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi,
2) Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY. nın 342/1, 80. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın aynı suça uyan 204/1, 43.maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık M.'in temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK. nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 10.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy