(765 S. K. m. 30, 491, 492)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık E. T. hakkında yapılan duruşma sonunda, mahkumiyetine ilişkin Maden Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 6.11.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve savunmanı ile Üst Elazığ C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından kısmen onama ve kısmen bozma isteyen 1.11.2004 tarihli tebliğname ile 8.11.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanık hakkında yakınan G. A.'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Maden ocağı şantiyesinde ikametgah olarak kullanılan karavandan geceleyin yapılan hırsızlığın, TCK'nun 492/1. maddesi kapsamında olduğu halde 491/ilk maddesiyle hüküm kurulması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasayla, TCK'nun 30. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, para cezalarında bin liranın artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık E. T. ile savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sonuç olarak hükmolunan 72.701.360 lira ağır para cezasının, 72.701.000 liraya indirilmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek onanmasına,
Sanık hakkındaki yakınan S. T.'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Ancak;
1-) Sanığın suça konu atı yakınana ait evin alt katındaki ahırdan geceleyin çaldığının anlaşılması karşısında; eyleminin TCK'nun 492/1. maddesi kapsamında kaldığı, suç işlendiği sırada aynı maddenin diğer bentlerinde yazılı hallerin ise bulunmadığı gözetilmeden, anılan Yasanın 492. maddesinin 9 ve son fıkralarıyla da uygulama yapılarak fazla cezaya hükmolunması,
2-) Kabule göre de;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasayla TCK'nun 30. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, para cezalarında bin liranın artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık E. T. ve savunmanı ile üst C.Savcısının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy