(765 S. K. m. 80, 342, 504) (5237 S. K. m. 7, 43, 158, 204) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık Suat Hayri Devecioğlu ve Mehmet Çakmak haklarında yapılan duruşma sonunda; beraatlarına ilişkin Ankara 5.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 1.7.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi O Yer C. Savcısı ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 13.10.2004 tarihli tebliğname ile 8.11.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Sanıklardan Suat Hayri Devecioğlu'nun, Devecioğlu Medikal; diğer sanık Mehmet Çakmak'ın ise, Tekmed Medikal Firmasının sahibi ve yetkilisi oldukları, bir hastalığı nedeniyle Hacettepe Üniversitesi Hastanesinde yatmakta olan Nevzat Üstek adına 22.9.1997 tarihli heyet raporunun ve bu rapordaki malzemelerin yazıldığı reçetenin sahte olarak düzenlendiği ve bu sahte raporlara dayanılarak Devecioğlu Firmasına ait 7.10.1997 tarihli fatura kesildiği, yine aynı hastaya ilişkin sahte olarak düzenlenip Tekmed Medikal Firmasına ait 17.10.1997 ve 18.10.1997 tarihli faturaların kesildiği, faturadaki malzemelerin hasta tarafından kullanılmadığı halde, bu sahte belgelere dayanılarak anılan Firmalarca satış işlemi yapılmış gibi gösterilip hastanın bağlı bulunduğu Gümrük Saymanlığınca sanıklara ait Firmalara ödeme yapıldığı, böylelikle her iki sanığın 765 sayılı TCK. nun 342/1, 80. maddelerine uygun zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik ve 504/7. maddesine uygun kamu kurumu zararına olmak üzere nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri sabit olduğu halde, sanıklara ödemelerin yapıldığı tarih kesin biçimde sorulup saptanmadan, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2- Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY. nın 342/1, 80, 504/7.maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın aynı suça uyan 204/1, 43, 158/1-c maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında sanıklar yararına olması ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, O Yer C. Savcısı ile katılan İdare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 23.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy