(765 S. K. m. 59, 493, 522) (5237 S. K. m. 62, 116, 141, 142, 143, 145) (5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Hırsızlık suçundan hükümlü İ.T. hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK.'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; mahkumiyetine ilişkin Konya 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 15.06.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan bozma isteyen tebliğname ile 17.08.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
5275 sayıcı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
(a) Önceki yasaya göre sonraki yasa, suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
(b) Önceki yasanın, türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
(c) Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece ta^ir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İ.T.'nın 13.4.2003 günü saat 02.00 de yakınan Y.B.'ın evine balkon kapısının sağlam ve dayanıklı olduğu anlaşılan kilidini tornavidayla kırmak suretiyle girdiği ve 2 cep telefonu ile 40 milyon lira para çaldığı sabit görülerek Konya 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kesinleşmiş, 16.6.2004 gün ve 2004/178-542 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCY.'nın 493/1, 522/1 ve 59/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasıyla hükümlendirildiği; 1.6.2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.'nın uyarlanması istendiğinde temel ceza aynı Yasanın 142/1-b maddesine göre alt sınırdan belirlenerek 143. maddesiyle 1/6 oranda artırılıp 145. maddesiyle suç eşyasının değerinin pek hafif olduğu gerekçesiyle 2/3 ve 62. maddesiyle de 1/6 oranda indirilerek 7 ay 23 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
5237 sayılı TCY.'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlığın yanı sıra 5237 sayılı Yasanın 116/1-4. maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu, anılan Yasanın 145. maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının 765 sayılı Yasanın 522/1. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar (örneğin; birkaç meyve veya ekmek, yiyecek; bir iki defter, kalem, sigara ve benzeri) ve değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilip yasal ve yeterli gerekçeleri de gösterilerek uygulanabileceği, 200 milyon lira değerindeki iki cep telefonu ve 40 milyon lira paranın değer olarak az olmamasına karşın, suça konu değerin pek hafif olduğundan söz edilerek aynı Yasa'nın 145. maddesi gereğince 2/3 oranda indirim yapılmasına karar verildiği, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının nedenleri de gösterilmeden uygulanıp dosya üzerinden hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında;
5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturan eylem nedeniyle verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, hırsızlık suçunun gece sayılan zaman diliminde işlenmesi yönünden artırım, malın değerinin az olup olmadığı ve az olarak kabulü halinde de indirim oranlarının takdiri için duruşma açılarak hüküm kurulması gerekirken, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık İ.T.'nın temyiz itirazı ile tebliğname içeriği bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 10.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy