(5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 141, 142, 143, 145, 151) (765 S. K. m. 491, 522)
Dava: Hırsızlık suçundan hükümlü F. E. hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı TCK.nun 142/I-b, 145,62, 141, 143, 145, 62. maddeleri ile 765 sayılı TCK. na göre 2 yıl 16 ay 2 gün hapsin 5237 sayılı TCK.na göre 1 yıl 8 ay hapis cezasına indirilmesine ilişkin M. 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 6.6.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrak i C. Başsavcılığından bozma isteyen 26.7.2005 tarihli tebliğname ile 15.9.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a) Önceki yasaya göre sonraki yasa, suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b) Önceki yasanın, türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c) Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir. inceleme konusu karara gelince;
Hükümlü F. E. 'in, diğer hükümlüler A. Ö. ve M. E. ile birlikte, yakınan M. Y.'a ait park halinde ve kilitlenmiş şekilde duran aracını, 02.01.2002 günü saati tam belirlenemeyen bir zamanda, sol arka kelebek camını kırarak, içeriden 105 milyon değerinde teyp kolonları; yakınan M. K. T.'a ait aracın 01.01.2002 günü gece 03.00'te kilitli olmayan sol ön kapısını açarak, içeriden 50 milyon lira değerinde oto teybini çaldığı sabit görülerek, M. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2002 gün ve 2002/32-304 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCY'nın 491/2-son, 59/2, 81/2-3; 491/2-son, 59/2, 81/2-3 maddeleri gereğince 2 yıl 16 ay 2 gün hapis cezasıyla hükümlendirildiği ve bu hükmün sanığın temyizi üzerine Dairemizce onanarak kesinleştiği, 1.6.2005'de yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın uyarı anması istendiğinde; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06.06.2005 tarihli ek kararla yakınan M. Y.'a karşı eylem için 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesi gereğince 2 yıl hapis; yakınan M. K. T.'a karşı eylem için 141/1 maddesi gereğince 1 yıl hapis cezasına hükmolunup, aynı Yasanın 143. maddesi uyarınca 1/3 oranında artırım yapılarak ve her iki suç konusu eşyanın değeri az kabul edilerek aynı Yasanın 145. maddesi gereğince 1/4 oranında indirilerek toplam i yıl 13 ay hapis cezasıyla hükümlendirildiği; 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 491. maddesinde yer alan suçun öğeleri dikkate alındığında, yakınması devam eden M. K. T.'a karşı ayrıca 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, aynı Yasanın 145. maddesinin "malın değerinin azlığı" kavramının, 765 sayılı TCY'nın 522. maddesindeki "hafif ve "pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, "değerin azlığı" nın 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar ( örneğin; birkaç meyve veya ekmek, yiyecek, bir-iki defter, kalem veya sigara, bira ve benzeri ) değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, yakınan M. Y.'dan çalınan teyp kolonlarının 105.000.000, yakınan M. K. T.'tan çalınan teybin 50.000.000 lira değerinin az olmamasına karşın; suç konusu eşyanın değeri az kabul edilerek, aynı Yasanın 145. maddesi uyarınca indirim yapılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylem nedeniyle verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının ve uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi, 765 sayılı Yasada bu tür eylemlerde, ağırlaştırıcı neden olmayan "gece" kavramının, 5237 sayılı Yasanın 143. maddesine göre cezayı artırıcı neden olmasının ve artırım oranının takdiri için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü F. E.'in temyiz itirazı ile tebliğname içeriği bu bakımdan yerinde görüldüğünden, kararın açıklanan nedenle BOZULMASINA, 26.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy