(765 S. K. m. 491, 494, 522) (5237 S. K. m. 73, 144) (647 S. K. m. 4, 6) (5271 S. K. m. 253)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık Münevver Pancar hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Bozyazı Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 01.04.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi O Yer C. Savcısı ve sanık Münevver tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 14.02.2005 tarihli tebliğname ile 22.02.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerine görülmemiştir.
Ancak;
1- 21.11.2000 tarihli celsede şikayetinden vazgeçen yakınanın, 10.12.2002 tarihli celsede müdahilliğine karar verilmesi,
2- Sanığın haricen paylaşım sonucu kendisine düşen yerdeki kavak ağaçlarını kestiğini savunmuş olması ve yakınanın 21.11.2000 tarihli duruşmada şikayetçi olmadığını belertmesi karşısında; suç kastının bulunmadığı gözetilmeden ve eylemin 765 sayılı TCK.nun 494/2-son ve 5237 sayılı TCK.nun 144/1-a maddesine uyup uymadığı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
3- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 491/ilk, 522/1 ve 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 TCK.nun aynı suça uyan 144/1-a; 50/1-a maddelerinde öngörülen cezanın alt ve üst sınırları, 5237 sayılı Yasanın 73/8 ve 5271 sayılı CMK.nun 253. maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükümlerinin uygulanması halinde 5237 sayılı yasa hükümlerinin; uygulanmaması halinde ise 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğunun değerlendirilmesi gerekliliği,
4- Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5083 sayılı Yasaya 5335 sayılı Yasa ile eklenen 2/3. maddesi uyarınca, para cezalarının hesaplanmasında bir Yeni Türk Lirası artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Münevver ve O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 11.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy