(5237 S. K. m. 53, 62, 63, 148, 149, 150) (5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 497, 522)
Dava: Yağma suçundan hükümlü Hasan Hati hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı TCK.nun 149/1-a, 150/2, 53, 63. maddeleri gereğince 8 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Manisa Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.6.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 12.9.2005 tarihli tebliğname ile 4.10.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a) Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b) Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c) Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Hasan Hati'nin, yakınan Vasfi Çolakoğlu'nu 24.1.2002 tarihinde saat 06.30 sıralarında çalıştığı işyerinde silahla tehdit ederek 468 milyon lira para ve 90 milyon lira değerinde cep telefonunu aldığı, yakalandıktan sonra cep telefonu ile bir miktar parayı iade ettiği, paranın kalan kısmının ise üst araması yapılırken iç çamaşırında bulunarak adli emanete alındığı sabit görülerek, Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş 22.5.2002 gün, 2002/41-169 sayılı kararıyla 765 sayılı TCY'nın 497/1, 81/2-3, 31, 33 ve 40. maddeleri gereğince 15 yıl 8 ay 24 gün ağır hapis cezasıyla hükümlendirildiği, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın uyarlanması istendiğinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 27.6.2005 tarihli Ek Kararla 5237 sayılı TCY'nın 149/1-a. maddesi gereğince alt sınır aşılarak 12 yıl hapis cezasına hükmolunup; 5237 sayılı TCY'nın 150. maddesinin 2.fıkrasındaki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCY'nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar (örneğin; birkaç meyve veya ekmek, yiyecek; bir-iki defter, kalem; sigara, bira ve benzeri) değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, yakınandan yağmalanan 468 milyon ve 90 milyon lira değerindeki cep telefonunun değer olarak az olmamasına karşın, suç konusu eşyanın değeri az kabul edilerek aynı Yasanın 150/2. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılmasına karar verildiğinin, 62. maddesinin uygulanmama gerekçesi yönünden de önceki kesinleşmiş hükme gönderme yapıldığının anlaşılması karşısında;
765 sayılı TCY'nın 497/1 ve 5237 sayılı TCY'nın 148 ve 149. maddelerinde tanımlanan yağma suçlarının ögeleri dikkate alındığında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCY'nın 149. maddesinin 1.fıkrasının (a) ve (d) bentlerine uygun suçu oluşturduğu, aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınır aşılmak suretiyle ve 150/2. maddesindeki indirim oranının da yukarı sınırdan takdir edilmesinin ve 62. maddesinin uygulanmamasının neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması için duruşma açılmasının zorunlu olduğu düşünülmeden, dosya üzerinden yazılı biçimde karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Hasan Hati'nin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 28.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy