(765 S. K. m. 493, 522) (5237 S. K. m. 116, 141, 145, 151)
Dava: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından hükümlü M. hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK'nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b, 145. maddeleri gereğince 8 ay hapisine ilişkin KONYA 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 23.06.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığı'ndan bozma isteyen 09.09.2005 tarihli tebliğname ile 04.10.2005 tarihinde daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a- Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b- Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c- Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artıncı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince:
Hükümlü M.'nin, 16.06.2000 tarihinde geceleyin saat 03.30 sıralarında yakınan B'nin bina niteliğindeki işyerinin sağlam ve dayanıklı kepenk kilitlerini kırıp, kepengi çıkartıp camı da kırarak içeri girdiği ve toplam 80.000.000.- TL değerindeki eşyayı çaldığı sabit görülerek, Konya 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14.11.2002 tarih ve 502/664 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCY'nın 493/1, 522/1. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile hükümlülüğüne karar verildiği, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın uyarlanması istendiğinde duruşma açılarak yapılan inceleme sonunda; eyleme uyan 5237 Sayılı Yasanın 142/1-b. maddesi uyarınca 2 yıl hapsine, 145. maddesi uyarınca değer az kabul edilerek cezasından 2/3 oranında indirim yapılarak sonuçta 8 ay hapis cezası ile hükümlülüğüne karar verildiği anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanığın, hakim önünde de kabul ettiği yer gösterme sırasındaki anlatımında suçu geceleyin saat 03.30 sıralarında işlediğini bildirmesi karşısında, hakkında 5237 Sayılı Yasanın 143/1. maddesi ile uygulama yapılmaması,
2) 5237 sayılı TCY'nın 141 ve 142. maddelerinden tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemlerin hırsızlığın yanı sıra 5237 Sayılı Yasanın 116/2-4. maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden, bu konuda değerlendirme yapılmaması ve mala zarar verme suçu yönünden 5237 sayılı TCY'nın 73. maddesi ve CMK'nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması koşullarının araştırılmaması,
3) 5237 sayılı TCY'nın 145. maddesindeki "malın değerinin azlığı" kavramının, 765 sayılı TCY'nın 522/1. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, "değerin azlığı"nın 5237 Sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinmesi kadar ( örneğin; birkaç meyve, ekmek, yiyecek, bir-iki defter; kalem sigara, vb. ) ve değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilip, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, yakınanın işyerinden çalınan eşyanın 80.000.000.TL'sı olan değerinin az olmadığı ve infaz aşamasındaki uyarlamaların kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilmeden, cezasından değer az kabul edilerek 2/3 oranında indirim yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü M'nin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle kısmen istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında sanık lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 01.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy