(765 S. K. m. 499) (5237 S. K. m. 148, 149, 109)
Hürriyeti tahdit, yağma ve etkili eylem suçlarından sanık ve tutuklu Durdu Çakmak, Celil Kolcu ve Süleyman Uğur haklarında yapılan duruşma sonunda; sanık Durdu hakkındaki davanın tefrikine, diğer sanıkların hürriyeti tahdit suçundan beraatlerine, yağma ve etkili eylem suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin İSTANBUL 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02/12/2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ve sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından kısmen ret, kısmen onama ve kısmen bozma isteyen 07/09/2005 tarihli tebliğname ile 04/10/2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
Sanık Durdu Çakmak hakkındaki ayırma kararının temyiz yeteneği bulunmadığından, katılan Atilla Yarış vekilinin adı geçen sanık ile ilgili hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK.'nun 317.maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
Sanıkların, katılana etkili eylemde bulunma suçu nedeniyle kurulan hükme ilişkin, katılan vekili ile sanıklar Celil Kolcu ve Süleyman Uğur'un temyiz istemlerinin incelemesinde:
5237 sayılı TCY'nın 149/2. maddesine göre, "yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun netice sebebiyle ağırlaşmış hallerin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır" hükmü karşısında; sanıkların yağma suçunu gerçekleştirirken, yaralamanın ağırlaşmış biçimini içermeden, katılanı 15 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralama eyleminin yağma suçunun öğesi olduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
Sanıklar hakkında yağma ve özgürlüğü kısıtlama suçlarından kurulan hükme yönelik, katılan vekili ile sanıklar Celil Kolcu ve Süleyman Uğur'un temyiz istemlerinin incelemesinde:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 765 sayılı TCY'nın 499/1. maddesinde düzenlenen suçun tam karşılığının 5237 sayılı TCY'nda, bulunmadığı, olayın özellik ve niteliğine göre, 148 ya da 149. maddelerinin fıkra ve bentlerinin uygulanması gerektiği; ayrıca 765 sayılı Yasanın 499/1. maddesindeki adam kaldırma suçu, kişinin irade özgürlüğü yanında, dolaşım özgürlüğüne de yöneldiğinden ve 5237 sayılı Yasanın 148 ve 149. maddelerinin fıkra ve bentlerinde, dolaşım özgürlüğünü suçun öğesi olarak öngören bir düzenleme bulunmadığından; 499/1. maddenin karşılığı olarak 5237 sayılı Yasanın 148 veya 149. maddelerine göre yağma ve 109. madde uyarınca kişiyi özgürlüğünden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi zorunluluğu,
2- Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY'nın 499/1. fıkra 2. cümle, 522, 59/2, 81/1-3, 31, 33 ve 40. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 149/1-a-c-h, 62/1, 109/3-a-b, 62/1, 58, 53 ve 63. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında sanıklar yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
Sanıkların, katılanı zor kullanarak yaralayıp iple bağlayarak deniz ortasında bir teknede dolaşım özgürlüğünü de kısıtlamak suretiyle 40.000 Amerikan doları isteyip, cep telefonu, 100 dolar ve 60 milyon lira parasını alma biçiminde gerçekleşen ve Mahkeme tarafından da bu şekilde anlaşılıp kabul edilen eylemlerinin, 765 sayılı TCY'nın 499. maddesinin 1.fıkrasının 2. cümlesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan Atilla Yarış vekili ile sanıklar Celil Kolcu ve Süleyman Uğur'un temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy