(5237 S. K. m. 7, 62, 73, 116, 142, 143, 151) (765 S. K. m. 493, 522) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Hırsızlık suçundan hükümlü Ali Acar hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK'nun lehe hükümlerinin uygulanması talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı Yasa gereğince yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 7.7.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından iade isteyen 12.9.2005 tarihli tebliğname ile 4.10.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a) Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde, değişiklik yapmışsa,
b) Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c) Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Sanık Ali Acar'ın 7.6.2000 ve 10.6.2000 tarihlerinde saat 22.00 sıralarında yakınan Mustafa Çivici'ye ait işyerinin kapısının sağlam ve dayanıklı olduğu anlaşılan asma kilitlerini kırarak 3 gün ara ile girip toplam değeri 426 milyon lira olan matkap, tornavida, el çantası çaldığı, bir kısım eşyanın bulunup yakınana teslim edildiği, iade edilmeyen bölümle ilgili zararın giderilmediği gerekçesiyle Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş 2.11.2000 gün, 2000/698-939 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCY'nın 493/1, 80, 522/1 (pek aşırı) ve 59/2. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay 25 gün hapis cezasıyla hükümlendirildiği; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın uyarlanması istendiğinde 7.7.2005 gün, 2000/698-939 sayılı ek kararla anılan Yasada 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasını öngören 142. maddenin 2.fıkrasının (d) bendi uyarınca alt sınırdan ceza belirleneceğini, suçun gece işlenmiş olması nedeniyle 143. madde gereğince 1/6, zincirleme biçimde gerçekleştirilmiş olması nedeniyle de 1/4 oranda arttırılıp suçu kabullenişi gözetilerek 62. madde gereğince 1/6 oranda indirilerek sonuç olarak verilecek 3 yıl 7 ay 22 gün hapis cezasının önceki cezadan daha fazla olacağı gerekçe gösterilip bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının nedenleri de açıklanmadan dosya üzerinden ret kararı verildiğinin anlaşılması karşısında;
765 sayılı Yasanın 493/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 5237 sayılı Yasanın 141 ve 142. maddelerinde düzenlenen suçun öğeleri farklı olup somut olayla ilgili eylemlerin kilit kırılarak gerçekleştirilmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasını öngören 142. maddesinin 1.fıkrasının (b) bendine uygun hırsızlık ve ayrıca 116/2-4. maddesinde düzenlenen geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar vermek suçlarını oluşturduğu, 43. maddesindeki artırım oranının alt ve yukarı sınırlarının 765 sayılı Yasanın 80. maddesine göre farklı olduğu, temel cezanın belirlenmesinin, 765 sayılı Yasada bu tür eylemlerde ağırlaştırıcı neden olmayan gece kavramının 5237 sayılı Yasanın 143. maddesine göre cezayı artırıcı neden olmasının, suçun gece ve zincirleme biçimde işlenmesi nedeniyle artırım oranının takdiri, mala zarar vermek suçu yönünden ayrıca anılan Yasanın 73/8 ve 5271 sayılı CMK'nun 253 ve 254. maddeleri hükümleri de gözetilerek duruşma açılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden dosya üzerinden yazılı biçimde karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Ali Acar'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, kararın açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy