(5237 S. K. m. 61, 62, 63, 149, 150) (5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Yağma suçundan hükümlü A. B. hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı Yasanın 149/1-a, h, 150/2, 62, 63. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile mahkumiyeti ilişkin Ankara 3.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 5.7.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 6.9.2005 tarihli tebliğname ile 4.10.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir. Ancak;
a) Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b) Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c) Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Hükümlü A. B.'un, 1.9.2002 gecesi saat 03.00 sıralarında yakınanın çalıştığı benzin istasyonundaki bürosuna girerek ele geçmeyen silahını çekip, başına dayayarak 403.000.000 lirasını aldığı sabit görüldüğünden Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin Dairemizce onanarak kesinleşen 10.12.2004 gün ve 2003/32-2004/388 sayılı kararıyla 765 sayılı TCY.nın 497/1, 59/2, 31 ve 33. maddeleri gereğince 12 yıl 6 ay ağır hapis cezasıyla hükümlendirildiği, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın uygulanması istendiğinde; hükümlünün eylemine uyan 5237 sayılı Yasanın 149/1-a-h. maddesi gereğince 10 yıl hapis cezasının, suç konusu eşyanın değeri az kabul edilerek aynı Yasanın 150/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirilip, 62/1 ve 53. maddelerinin uygulandığı, değer azlığı ve indirim oranı belirlenirken bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının nedenleri de gösterilmeden dosya üzerinden karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
1- Yağma suçunun 5237 sayılı TCY.nın 149. maddesinin 1.fıkrasının hem (a) ve hem de (h) bentlerine aykırı biçimde; geceleyin ve silahla işlendiği, bu nedenle aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bunların değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı Yasanın 150. maddesinin 2.fıkrasındaki malın değerinin azlığı kavramının, anılan Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar (örneğin; birkaç meyve veya ekmek, yiyecek; bir iki defter, kalem; sigara, bira ve benzeri) değer olarak da az olan şeyi alma durumunu ifade ettiği ve olayın özelliği ile sanığın kişiliği de değerlendirilerek yasal ve yeterli gerekçeleri gösterilmek suretiyle uygulanabileceği, somut olayda 403 milyon liranın değer olarak az olmamasına karşın, değer az kabul edilerek aynı Yasanın 150/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılmasına ve bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının nedenleri de gösterilmeden uygulanıp dosya üzerinden karar verildiği, anılan maddenin uygulanıp uygulanmayacağının ve uygulanması söz konusu olduğunda da oranın belirlenmesinde bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması için, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek; duruşma açılarak hüküm kurulması gerekirken dosya üzerinden karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü A. B. savunmanının temyiz itirazı ve tebliğname içeriği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 08.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy