(765 S. K. m. 493) (5237 S. K. m. 73, 116, 141, 142, 151) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Hırsızlık suçundan hükümlü Saim Okur hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı TCK. nun 142/1-b. maddesinin iki kez uygulanması suretiyle ayrı ayrı iki defa 4 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 16.5.2003 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 12.9.2005 tarihli tebliğname ile 4.10.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98/1 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a) Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b) Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c) Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Hükümlü Saim Okur'un, 24.6.2002 tarihinde saat 15.00 sıralarında yakınanlar Ahmet Süleyman Çerçi ve Saadet Çerçi'nin evlerine sağlam ve muhkem kapı ve kilitlerini kırarak girip, 2'er milyar TL. değerinde ziynet eşyası çaldığı sabit görülerek, Adana 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2004 tarih ve 825-1499 sayılı kararı ile 765 sayılı TCY'nın 493/1, 493, 71. maddeleri uyarınca toplam 10 yıl hapis cezasına mahkum edildiği, hükmün süresinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, 1.6.2005 tarihinden yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın uygulanması istenildiğinde yapılan duruşma sonunda, hükümlünün her yakınana karşı eylemi nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 142/1-b. maddesi uyarınca alt sınır aşılarak 4'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCY'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlığın yanı sıra 5237 sayılı Yasanın 116/1. maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozmak ve 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarının da oluşturduğu, bu durumda 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- Konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçları yönünden 5237 sayılı Yasanın 73/8 ve CMUK. nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Saim Okur'un temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 22.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy