(5237 S. K. m. 43, 53, 58, 62, 149) (5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 31, 33, 59, 80, 81, 497, 522)
Dava: Yağma suçundan hükümlü G. hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı TCK. nun 149/1-a-c-h, 62, 53, 58. maddeleri gereğince 10 yıl hapis cezasıyla mahkumiyetine ilişkin T. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 15/0612005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığı'ndan bozma isteyen 301091/2005 tarihli tebliğname ile 12/10.2005 tarihinde daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: T. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15.06.2005 gün ve 2005/441-1, 2001/390-2002/250 sayılı kararının hükümlüye tebliğine ilişkin belgeye dosya içerisinde rastlanmadığından temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Tebliğnamedeki hükmün zat ve mahiyetine etkili değişiklik nedeniyle duruşma açılması gerektiğine ilişkin görüş, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.11.1980 gün ve 267/360, 28.02.1983 gün ve 409/81, 01.06.1987 gün ve 114/326 sayılı kararlarına dayanmakta olup bu kararlarda, öncelikle, dosya üzerinden karar verilebilmesi için yasada açık hüküm bulunması gerektiği, karar tarihleri bakımından böyle bir düzenleme bulunmadığından, duruşma açılmasında zorunluluk bulunduğu belirtilmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasa'nın 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 9/1. maddelerinin açık hükmü karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a) Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde, değişiklik yapmışsa,
b) Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c) Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa,
Duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Hükümlü G'nin elinde içinde benzin dolu pet şişe, diğer hükümlü S'nin elinde ise tüfek olduğu halde, saat 01 sıralarında girdikleri ... Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği lokalinde kumar oynamakta olan yakınanların ceplerindeki paraları çıkarttırarak
. Alman Markı tutarındaki parayı yağmaladıkları sabit kabul edilerek dairemizin 15.09.2003 gün ve 24472- 5208 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiş Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09.09.2002 tarih ve 2001/390- 2002/250 sayılı kararı ile 765 sayılı TCY. nın 497/1, 522/1, 80, 59/2, 81/2-3, 31 ve 33. maddeleri uyarınca 17 yıl 6 ay 1 gün ağır hapis cezasıyla hükümlendirildiği, 01.06.2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın uyarlanması istendiğinde ise; aynı yasanın 149/1-a-c-h maddesi uyarınca belirlenen 12 yıl hapis cezasından, 62/1. maddesinin de uygulanmasıyla, cezanın bireyselleştirilmesi amacına yönelik takdir hakkı kullanılarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 10 yıl hapis cezasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların da kazanılmış hak oluşturmayacağı ve 5237 sayılı TCY. nın 43/son maddesi uyarınca yağma suçunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, hükümlü G'nin elinde içinde benzin dolu pet şişe, diğer hükümlü S'nin elinde ise tüfek olduğu halde, saat 01 sıralarında girdikleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği lokalinde kumar oynamakta olan yakınanların ceplerinden çıkarttırdıkları
.. Alman Markı tutarındaki parayı yağmalamaları, eylemin 5237 Sayılı Yasanın 149/1-a-c-d-h maddesine uyan nitelikli yağma suçunu oluşturduğunun gözetilmesiyle; temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi için, duruşma açılıp cezanın bireyselleştirilmesi amacına yönelik takdir hakkının nedenleri de gösterilerek, kendisine yönelik yağma suçu işlenen yakınan sayısınca ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken dosya üzerinden inceleme yapılarak, eylemin tek suç kabulü ile yazılı biçimde karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü G'nin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, kararın açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 06.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy