(5237 S. K. m. 7, 35, 63, 116, 141, 142, 143) (5271 S. K. m. 264) (5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 62, 81, 492)
Dava: Hırsızlık suçundan hükümlü N.K. hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK.'nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı Yasa'nın 142/1-b, 143, 35, 63. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 20.6.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan bozma isteyen 26.9.2005 tarihli tebliğname ile 12.10.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hükümlünün 30.06.2005 günlü süresinde verdiği dilekçe 5271 sayılı CMY.'nın 264. maddesi de gözetilerek temyiz istemi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ve 101/1, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/1. maddeleri uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uygulanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir. Ancak;
a) Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b) Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c) Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uygulanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş, artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle, tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Hükümlü N.K.'ın 26.6.1999 günü saat 03.30 da alt kat demir kepenklerinden tırmanarak yakınana ait evin balkonuna çıktığı ve pencereden içeri girip, yakınana ait tabanca ve cep telefonunu çaldığı sabit görülerek, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11.10.1999 tarih, 1999/543-668 sayılı kararı ile 765 sayılı TCK.'nun 492/1, 62/1, 81/2. maddeleri gereğince belirlenen 1 yıl 9 ay 23 gün hapis cezasının temyiz edilmeksizin kesinleşmesinden sonra; 19.10.2000 günlü kararla cezanın 1 yıl 6 ay 21 güne indirildiği, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.'nun uygulanması istendiğinde, hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinin yanı sıra 116/1-4 maddelerine uyduğu gözetilmeden, 142/1-b maddesi uyarınca alt sınırdan ceza belirlenip, yine aynı Yasanın 143. maddesi uyarınca gerekçe gösterilmeden en üst oranda artırım yapılarak ve 765 sayılı Yasanın suça yönelik yapıcı davranışların ulaştığı aşamayı esas alan ve 1/6'dan 1/3'e kadar indirim ön gören 62. maddesine karşılık değişik öğeyle meydana gelen zararın veya tehlikenin ağırlığını ölçüt alan ve 1/4'ten 3/4'ekadar indirim olanağı sağlayan 5237 sayılı Yasanın 35. maddesine göre oran belirlenirken, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının nedenleri de gösterilmeden dosya üzerinden hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında,
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturan eylem nedeniyle verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, gece kavramı 5237 sayılı Yasanın 143. maddesine göre cezayı artırıcı neden olduğundan ve artırım oranının; kalkışma nedeniyle 765 sayılı Yasanın 62 nci maddesine nazaran 5237 sayılı Yasanın lehe olan ve yasal öğeleri değişmiş bulunan 35.maddesine göre indirim oranının takdiri için duruşma açılarak hüküm kurulması gerekirken dosya üzerinden karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık N.K.'ın temyiz itirazı ile tebliğname içeriği bu bakımından yerinde görülmüş olduğundan, kararın açıklanan nedenle BOZULMASINA, 08.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy