(5237 S. K. m. 53, 62, 148) (5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 264) (765 S. K. m. 495, 522) (YCGK. 18.11.1980 T. 1980/7-267 E. 1980/360 K.) (YCGK. 28.02.1983 T. 1982/1-409 E. 1983/81 K.)
Dava: Yağma suçundan hükümlü Dursun Arslan hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinin uygulanması talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı TCK.nun 148, 62, 53/1-2 (ikişer kez) ile ayrı ayrı (iki kez) 5 yıl hapis cezasına ilişkin Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.6.2005 tarihli ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 26.9.2005 tarihli tebliğname ile 12.10.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Tebliğnamedeki hükmün zat ve mahiyetine etkili değişiklik nedeniyle duruşma açılması gerektiğine ilişkin görüş; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.11.1980 gün ve 267/360, 28.02.1983 gün ve 409/81, 01.06.1987 gün 114/326 sayılı kararlarına dayanmakta olup bu kararlarda: öncelikle, dosya üzerinden karar verilebilmesi için yasada açık hüküm bulunması gerektiği, bu karar tarihleri bakımından böyle bir düzenleme bulunmadığından duruşma açılmasında zorunluluk bulunduğu belirtilmiştir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98/1 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddeleri açık hükmü karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Sonuç: Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 10.6.2005 gün ve 2001/131, 2002/345 sayı ile 765 sayılı TCY.nın 495/1, 522. (2 kez) maddelerine göre, cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından lehe olan 5237 sayılı TCY.nın 148/1, 62/1. (2 kez) maddeleri gereğince belirlenen uyarlama kararının; önceki ve sonraki Yasada suçun yasal ögelerinde değişiklik bulunmaması, her iki Yasaya göre de cezanın erteleme kapsamı dışında kalması, önceki ve sonraki Yasalara göre temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi, cezada indirim yapan hükümler yönünden de bireyselleştirmeyi gerektiren bir oran takdirinin söz konusu olmaması nedenleriyle 5275 sayılı Yasanın 98/1, 101/1 ve 5252 sayılı Yasanın 9/1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden verilmesi doğru ve bu kararın temyiz yeteneği bulunmayıp itirazı olanaklı bulunduğundan ve 5271 sayılı CMK.nun 264/1. maddesi uyarınca hükümlü yönünden yasa yoluna başvuruda mercide yanılma, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, isteme aykırı olarak 15.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy