(5237 S. K. m. 53, 62, 63, 149, 150) (765 S. K. m. 522)
Yağma suçundan hükümlü
.. hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine yapılan inceleme sonunda; TCK.149/1-a, 150/2, 62, 53/1, 63 ile 4 yıl 2 ay hapis, mahpus ve şartla tahliyenin geri alınmasına ilişkin Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.6.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 19.9.2005 tarihli tebliğname ile 12.10.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın adının 27.6.2005 günlü oturum tutanağının sonunda M. İldeniz olarak yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak görülmüş; bu oturumda duruşmaya son verilmeden son sözün sanığa tanınmış olması karşısında; tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yağma suçunun 5237 sayılı TCY'nın 149. maddesinin 1. fıkrasının hem (a) ve hem de (h) bentlerine aykırı biçimde, geceleyin ve silahla işlendiği; bu nedenle aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bunların değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- 5237 Sayılı TCY'nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCY'nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlanmak dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığı nın 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar (örneğin; bir kaç meyve veya ekmek, yiyecek; bir- iki defter, kalem; sigara bira ve benzeri) değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, yakınandan yağmalanan cep telefonunun değerinin az olmadığı halde, cezasından indirim yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü H. Erdoğdu savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 14.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy