(5237 S. K. m. 53, 62, 148, 149, 150) (5271 S. K. m. 264) (5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 31, 33, 59, 495, 522)
Dava: Yağma suçundan hükümlü Ömer Yolcular hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı TCK. nun 148/1, 150/2, 62, 53 maddeleri gereğince 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Manisa Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.6.2005 tarihli ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 19.9.2005 tarihli tebliğname ile 12.10.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hükümlü savunmanının 5.7.2005 tarihli dilekçesi, 5271 sayılı CMK. nun 264. maddesi de gözetilerek temyiz istemi niteliğinde kabul edilmiştir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir. Ancak;
a) Önceki yasaya göre, sonraki yasa suçun ögelerinde değişiklik yapmışsa,
b) Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c) Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Sanık Ömer Yolcular'ın, gündüzleyin yakınanın işyerinde bıçak tehdidiyle yağma suçunu işlediği Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş 1.11.2004 gün ve 2004/406-372 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCY. nın 495/1, 59/2, 31, 33. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla hükümlendirildiği ve bu hükmün sanığın temyizi üzerine Dairemizce onanarak kesinleştiği, 1.6.2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın uyarlanması istendiğinde; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 20.6.2005 tarihli ek kararla yakınana karşı eylemi 5237 sayılı TCY. nın 149/1-a maddesine uyduğu halde, aynı Yasanın 148/1. maddesiyle bu maddedeki alt sınır aşılarak ve 150/2, 62. maddelerle oran belirlenip bireyselleştirme yapılarak 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası verildiği anlaşılmıştır.
5237 sayılı TCY. nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki malın değerinin azlığı kavramının 765 sayılı TCY. nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar (örneğin; birkaç meyve veya ekmek, yiyecek, bir-iki defter, kalem veya sigara, bira ve benzeri) değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, işyeri çekmecesinde o sırada bulunan 15-20 milyon liranın değerinin de az olmamasına karşın cezadan indirim yapılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki Yasanın ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek 5237 sayılı Yasaya göre verilecek temel cezanın belirlenmesi ek kararda; alt sınırın uygulanan maddeye göre neden ve gerekçe gösterilmeden aşılmış olması, ayrıca değerin azlığı nedeniyle belli oranda indirim yapılması suretiyle takdir hakkının kullanıldığının böylece bireyselleştirildiğinin anlaşılması nedeniyle duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Ömer Yolcular savunmanının temyiz itirazı ile tebliğname içeriği bu bakımdan yerinde görüldüğünden, kararın açıklanan nedenle BOZULMASINA, 24.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy