(5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 116, 142, 143) (5271 S. K. m. 271)
Dava: Hırsızlık suçundan hükümlüler Sami Şala, Ufuk Bostancı ve Maşallah Doğru'nun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1-son, 62, 522. maddeleri gereğince 1 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına dair, Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2001 gün ve 2001/151-128 sayılı kararının infazı sırasında 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, mahkumiyet kararının değiştirilmesine veya uyarlanmasına yer olmadığına dair, aynı mahkemenin 7.7.2005 gün ve 2001/151 esas, 2005/188 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesini ilişkin Bakırköy 5. Ağır Ceza mahkemesinin 20.7.2005 gün ve 2005/370 müteferrik sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 14.9.2005 gün ve 38449 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Başsavcılığının 26.9.2005 gün ve Y.E.168168 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 25.10.2005 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan yazıda;
Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesince verilmiş bulunan karara karşı yapılan itirazın kabul edilerek kaldırılmasına karar verilmiş olunmasına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesi hükmü doğrultusunda itirazın konusu hakkında da bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a) Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b) Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c) Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Sonuç: Hükümlüler Sami Şala, Ufuk Bostancı ve Maşallah Doğru'nun, 19.7.2001 tarihinde geceleyin saat 04.30 sıralarında yakınanın iş yerinin sağlam ve muhkem kepenk kilitlerini kırarak içeri girip, 50 milyon lira para ile 140 milyon TL değerinde bilgisayar monitörünü alıp dışarı çıktıkları, olay yerine gelen kolluk güçleri tarafından yakalandıkları sabit görülerek, Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2001 gün ve 2001/151-128 sayılı kararı ile 1 yıl 9 ay 10'ar gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun uyarlanması istendiğinde 7.7.2005 gün ve 2005/188 D.İş sayılı karar ile hükümlülerin eylemlerine uyan 142/2-d maddesinde öngörülen ceza 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası olup, ayrıca suçun gece saatlerinde işlendiği anlaşıldığından 143. maddenin de uygulanması gerektiği, 143. maddenin de cezasını 1/3'üne kadar artıracağı, bu durumda cezanın üst sınırının 8 yıldan fazla olacağı, bu nedenle 765 sayılı Yasanın sanıklar lehine olduğu, kararın değiştirilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de;
Hükümlülerin eylemlerinin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 116/2-4. maddelerine uyduğu gözetilmeden aynı yasanın 142/2-d maddesine uyduğu kabul edilerek alt sınır aşılarak temel cezanın belirlenmesi, yine aynı yasanın 143. maddesi uyarınca gerekçe gösterilmeden en üst oranda artırım yapılarak, bu maddeye göre oran belirlenirken cezanın bireyselleştirilmesi amacına yönelik takdir hakkının nedenleri de gösterilmeden dosya üzerinden hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında;
5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 116/2-4. maddelerindeki temel cezaların saptanması, 765 sayılı Yasada bu tür eylemlerde ağırlaştırıcı neden olmayan gece kavramının 5237 sayılı Yasanın 143. maddesine göre cezayı artırıcı neden olması, artırım oranının belirlenmesi, kalkışma nedeniyle aynı Yasanın lehe olan ve yasal ögeleri değişmiş bulunan 35. maddesine göre indirim oranının takdiri için duruşma yapılması,
Diğer yönden; 5271 sayılı CMK'nun 271/2. maddesinin itirazı inceleyen mahkemenin hemen karar verme olanağı bulunması durumunda uygulanabileceği, soruşturma, araştırma ya da duruşma yapılması zorunlu olduğu takdirde bunun asıl hakim veya mahkemesince yerine getirilmesi gerektiğinden;
Sonuç: Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.7.2005 gün ve 2005/370 müteferik sayılı kararı bu nedenle yerinde görüldüğünden, Yargıtay C. Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 24.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy