(765 S. K. m. 493, 522) (5271 S. K. m. 271) (5252 S. K. m. 9) (5275 S. K. m. 98, 101) (5237 S. K. m. 142, 143, 145)
Dava ve Karar: Hırsızlık suçundan Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.4.2003 gün, 2002/870 esas, 2003/313 sayılı kararı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1-son, 522/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4 yıl hapis cezasına hükümlü A.A. ve A.Ç.'nın bu cezalarının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 13.6.2005 gün ve 2002/870 esas, 2005/108, 2005/109 mütefeerrik sayılı kararlarına yönelik itirazın kabulü ile yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin, Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.7.2005 gün ve 2005/433 müteferrik sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 26.9.2005 gün ve 40189 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 12.10.2005 Dairemize Anılan gün ve Y.E. 176074 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası gönderilmekle 25.10.2005 tarihinde incelendi:
Yazıda;
Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilmiş bulunan kararlara karşı yapılan itirazın kabul edilerek kaldırılmalarına karar verilmiş olunmasına göre, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesi hükmü doğrultusunda itirazın konusu hakkında da bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle CMK.'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddeleri uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a) Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b) Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c) Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa,
Duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Sanıklar A.A. ve A.Ç.'nın, hakkında verilen mahkumiyet kararı kesinleşen G.Ç. ile birlikte 24.8.2002 günü saat 04.00-04.30 sıralarında yakınanın evinin balkonuna kişisel çeviklik ile tırmanıp, açık balkon kapısından içeri girmek suretiyle toplam 340.000.000 liralık döviz ve Türk Lirası çaldıkları, geri ödemenin olmadığı sabit görülerek, Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.04.2003 gün, 2002/870 esas ve 2003/313 sayılı kararı ile her iki sanığın 765 sayılı TCK.'nun 493/1-son, 522. maddeleri gereğince 4'er yıl hapis cezası ile hükümlendirildikleri, Dairemizin 22.12.2003 günlü kararı ile sanık A.A.'ın temyiz isteminin yasal süresinde olmadığından reddine, sanık A.Ç. hakkında verilen hükmün de onanmasına karar verilmiştir.
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.'nun uygulanması istendiğinde, Mahkemece dosya üzerinden inceleme yapılarak sanıkların eylemlerinin aynı Yasanın 142/2-a, 143/1. maddelerine uyduğu, cezaların alt ve üst sınırları bakımından aleyhe sonuç doğduğundan, önceki hükmün aynen yerine getirilmesine karar verilmiştir.
Sanıkların itirazları üzerine dosyayı inceleyen Bakırköy 5.Ağır Ceza Mahkemesi 28.7.2005 gün ve 433 sayılı ek kararı ile sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK.'nun 142/2-b 143/1, 145/1. maddelerine uyduğu ve sonucu yönünden sanıklar yararına bir düzenleme getirildiği, bu nedenle itirazlarının kabulüne, Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2002/870 esas, 2003/313 müteferrik sayılı kararlarının kaldırılmasına ve hükümlülerin hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesine karar vermiştir.
Somut olayda sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK.'nun 142/1-b, suç gündüz işlenmişse 116/1, gece vakti işlenmişse 143/1 ve 116/1-4.maddelerine uyan suçları oluşturduğu; 5237 sayılı TCY.'nın 145/1. maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCY.'nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlanmak dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar (örneğin; birkaç meyve veya ekmek, yiyecek; bir iki defter, kalem; sigara, bira ve benzeri) değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, 340.000.000 lira değer az olmadığı halde, cezadan indirim yapılacağının kabul edilmesi ve bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının nedenleri de gösterilerek duruşma açılıp, infaz aşamasındaki uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek karar verilmesi gerektiği düşünülmeden dosya üzerinden uyarlama yapılması;
Diğer yönden; 5271 sayılı CMK.'nun 271/2. maddesinin, itirazı inceleyen mahkemenin hemen karar verme olanağı bulunması durumunda uygulanabileceği, soruşturma, araştırma ya da duruşma yapılması zorunlu olduğu takdirde bunun asıl hakim veya mahkemesince yerine getirilmesi gerektiğinden;
Sonuç: Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.7.2005 gün 2005/433 sayılı ek kararı bu nedenlerle sonucu bakımından yerinde görüldüğünden, Yargıtay C. Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 05.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy