(5252 S. K. m. 9) (5275 S. K. m. 98, 101) (765 S. K. m. 492, 522)
Geceleyin bina dahilinden hırsızlığa eksik teşebbüs suçundan dolayı Sinop Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2002 gün ve 2002/324-291 sayılı kararı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/1, 61/1, 522/1, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4. maddeleri uyarınca 581.610.880 Türk lirası ağır para cezasına hükümlü S. Başak'ın bu cezasının infazı sırasında 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması ile 5237 sayılı Kanunun 142/1-b, 143, 35/2. maddeleri gereğince 6 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve çalınan eşyanın değeri pek hafif kabul edildiğinden anılan Kanunun 145. maddesi uyarınca ceza verilmesinden vazgeçilmesine dair, aynı Mahkemenin 20.6.2005 gün ve 2002/324-291 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 1.7.2005 gün ve 2005/94 müteferrik sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 26.9.2005 gün ve 40059 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 12.10.2005 gün ve Y.E.176077 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 25.10.2005 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan yazıda;
Dosya kapsamına göre, hükümlü hakkında 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe olduğu gerekçesiyle uyarlama yapılmak suretiyle anılan Kanunun 142/1-b, 143, 35/2. maddeleri uyarınca 6 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve çalman eşyanın değeri pek hafif kabul edildiğinden aynı Kanunun 145. maddesi uyarınca ceza verilmesinden vazgeçilmesine dair karar verildiği anlaşılmış ise de, yeni kanunun sanık lehine hükümler getirip getirmediğinin ve kesinleşmiş hükümler açısından infaz aşamasında uygulanıp uygulanmayacağının tespit edilmesi bakımından, hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik getirecek bir hususta öncelikle incelemenin duruşmalı olarak yapılması gerektiği gözetilmeden, evrak üzerinde karar verilmesinde,
Kabule göre de;
Hükümlünün, geceleyin bina dahilinden hırsızlığa eksik teşebbüs olarak kabul edilen eylemine konu değer pek hafif kabul edilerek hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 522. maddesinin uygulanıp 2/3 oranında indirime hükmedildiği, lehe kanun uyarlamasında da çalınan eşyanın değeri pek hafif kabul edildiğinden hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanunun 145. maddesi uygulanarak ceza verilmesinden vazgeçilmesine dair karar verilmiş ise de, bu durumun kabulü halinde teşebbüs aşamasında kalan tüm suçlarda sanık lehine değer pek hafif olarak kabul edileceği ve 5237 sayılı Kanunun 145. maddesi uyarınca sanığın cezalandırılmasının mümkün olamayacağı, teşebbüs aşamasında kalan hırsızlık suçlarının hiçbir zaman cezalandırılamayacağı gözetilmeden,
İtirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMUK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiştir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a) Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b) Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c) Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Sanık S. Başak'ın 16.9.2002 günü saat 01.45 sıralarında yakınanın evine açık pencereden girdiği, kitap okuyan yakınan bağırınca bir şey almadan kaçtığı sabit görülerek, Sinop Asliye Ceza Mahkemesinin Dairemizce onanarak kesinleşen 24.10.2002 gün ve 2002/324- 291 sayılı kararı ile 765 sayılı TCY. nın 492/1, 61/1, 522/1, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 481.610.000.- lira ağır para cezasıyla hükümlendirildiği, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın uyarlaması istendiğinde 20.6.2005 tarihli ek kararla eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143/1, 35/2, 50/1 ve 116/1-4, 50/1. maddelerine uyduğu gözetilmeden, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesi gereğince alt sınırdan hükmolunan 2 yıl hapis cezasının 143/1. maddesi gereğince 1/12 oranında artırılıp, 765 sayılı TCY. nın suça yönelik yapıcı davranışların ulaştığı aşamayı esas alan ve 1/2'den 2/3'e kadar indirim olanağı sağlayan 61. maddesine karşılık, değişik öğe ile suçtan meydana gelen zararın veya tehlikenin ağırlığını ölçüt alan ve 1/4' ten 3/4' e kadar indirimi esas alan 5237 sayılı Yasanın 35. maddesine göre 3/4 oranında indirim yapıldığı, ayrıca 5237 sayılı TCY. nın 145. maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCY. nın 522. maddesinde hafif ve pek hafif ölçütleri ile her iki maddenin de cezada indirim olanağı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar (birkaç meyve, ekmek, yiyecek; bir iki defter, kalem veya sigara, bira ve benzeri) ve değer olarak da az olan şeyi alma durumunda olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek yasal ve yeterli gerekçeleri de gösterilerek uygulanabileceği, somut olayda sanığın dış engel nedeniyle suçu tamamlayamadığı, 145. maddede aranan koşullar gerçekleşmediğinden uygulama olanağı bulunmamasına karşın Yasanın 145. maddesi gereğince sanığa ceza verilmesinden vazgeçilmesine karar verildiği, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının nedenleri de gösterilmeden uygulanıp dosya üzerinde hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında;
1) Eylemin hırsızlığın yanı sıra 5237 sayılı Yasanın 116/1-4. maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi,
2) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle verilecek temel cezaların ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, kalkışma nedeniyle aynı Yasanın lehe olan ve yasal öğeleri değişmiş bulunan 35. maddesine göre indirim oranının saptanması, henüz bir şey çalınmadan eylemin sonlandığı, bu bağlamda malın değerinin azlığı ve tamamlanan fiile göre uygulanabilirlik koşulunun takdiri için duruşma açılması gerekirken dosya üzerinden karar verilmesine göre;
Sonuç: İtirazın kabulü yerine, Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 1.7.2005 gün ve 2005/94 müt. sayılı kararıyla reddine karar verildiğinden, kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü S. Başak hakkında Sinop Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 1.7.2005 gün ve 2005/94 müt sayılı kararının 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, hükümlü S. Başak'ın eylemine uyan 765 sayılı TCK. nun 492/1, 61/1, 522/1, 647 sayılı Yasanın 4. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 35/2, 50/1; 116/1-4, 50/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında 5237 sayılı Yasa hükümlerinin, Mahkemesince infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek; yerinde değerlendirilmesine, 13.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy