(765 S. K. m. 31, 33, 59, 495, 497, 501, 522) (1412 S. K. m. 326) (5237 S. K. m. 53, 62, 148, 149) (5271 S. K. m. 271, 309) (5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9) (CGK 28.03.2006 T. 2006/6-63 E. 2006/60 K.)
Dava: Yağma suçundan hükümlü Sergül Özekinci (Özlüler)'nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 497/1, 522, 59, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 326/son maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.08.2003 gün ve 2003/27-175 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe hükümlerin uygulanması talebi üzerine, 5237 sayılı Kanunun 149/a, 62. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hakları korunmak gerektiğinden anılan Kanunun 148, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, aynı mahkemenin 29.06.2005 gün ve 2003/27-175 sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulü ile dosyanın gereğinin ifası için İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine iadesine ilişkin İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2005 gün ve 2005/51 müteferrik sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 26.9.2005 gün ve 040091 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Başsavcılığının 12.10.2005 gün ve Y.E. 176082 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 25.10.2005 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesince verilmiş bulunan karara karşı yapılan itirazın kabul edilerek kaldırılmasına karar verilmiş olunmasına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 271/2. maddesi hükmü doğrultusunda itirazın konusu hakkında da bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiştir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a) Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b) Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c) Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Sanığın saat 23.00 sıralarında birlikte olmak için yakınanın işyerine gittiği, burada yiyeceğinin içine uyuşturucu etkisi olan madde koyarak bayılmasını sağladıktan sonra üzerinde bulunan 800.000.000 lira karşılığı döviz ve Türk parasını alarak kaçtığı, geri vermenin olmadığı sabit görülerek, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.4.2002 gün 2001/338 esas, 2002/184 sayılı kararı ile 765 sayılı TCK.nun 495/1, 59/2, 31 ve 33. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay ağır hapis cezası verildiği, sanık ve savunmanının temyizi üzerine Dairemizin 21.10.2002 tarihli kararında, suçun gece işlendiği gözetilmeden aynı Yasanın 497/1. maddesi yerine 495/1. maddesi ile uygulama yapılması ve 800.000.000 liranın pek aşırı yerine normal kabulü gerekçesi ile bozulmasına ve 1412 sayılı Yasanın CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine karar verilmiştir. Mahkeme bozmaya uyarak 7.8.2003 tarihli kararı ile sanığın 765 sayılı TCK.nun 501. maddesi aracılığıyla 497/1, 522/1, 59/2, 31 ve 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddeleri gereğince sanığın 8 yıl 4 ay ağır hapis cezasına hükmedilmiş, karar temyiz edilmeden kesinleşmiştir.
1.6.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın uygulanması istendiğinde aynı Mahkeme, dosya üzerinde inceleme yaptığı 21.6.2005 günlü kararında oyçokluğu ile suçun nitelendirilmesinde kazanılmış hakkı gözeterek, 5237 sayılı TCK.nun 148/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasına hükmetmiştir. C. Savcısının itirazı üzerine Mahkeme, yine dosya üzerinden 29.6.2005 günlü kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 149/a, 62/1. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezası vermiş ve önceki gerekçesini tekrar ederek 148/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasına hükmetmiş ve C. Savcısının itirazının devamı halinde dosyanın 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
Dosya üzerinde itirazı inceleyen İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi 8.7.2005 gün ve 2005/51 müteferrik sayılı kararında kazanılmış hakkın suçun nitelendirilmesinin yapılmasında ve sanık hakkında uygulanan yasa maddeleri yönünden olmayıp, cezanın süresi bakımından gözetilmesi gereken bir husus olduğu, uyarlama yapıldığında sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 149/h, 62/1. maddelerine uyduğu, lehe bir düzenleme getirdiğinden itirazın kabulüne ve İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.6.2005 ve 29.6.2005 tarihli 2003/27-175 sayılı kararlarının kaldırılmasına karar vermiştir.
Somut olayda; sanığın eylemi için 5237 sayılı TCK.nun 148/3. maddesi aracılığıyla 149/d-h, 62/1 ve 53. maddelerinin uygulanması gerekmektedir. Dairemizin bozma kararında, yağma suçunun nitelikli halinin oluştuğu belirtilmiş, suçun türünde bir değişiklik yapılması, gerektiği belirtilmemiştir. Bu nedenle lehe kanun yolu davası üzerine aleyhe değiştirmeme zorunluluğu yalnızca sonuç ceza bakımından düşünülmelidir. Uyuşmazlığı bu şekilde değerlendiren İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 8.7.2005 gün ve 2005/51 müteferrik sayılı kararındaki gerekçe yerinde bulunmuştur. Ancak; önceki ve sonraki yasada suçun yasal ögelerinde değişiklik bulunmaması, her iki Yasaya göre de cezanın erteleme dışında kalması, önceki ve sonraki Yasalara göre temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi, cezada indirim yapan hükümler yönünden bireyselleştirmeyi gerektiren bir oran takdirinin söz konusu olmaması nedenleriyle itirazı inceleyen mahkemenin 5271 sayılı CMK.nun 271/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, 5275 sayılı Yasanın 98/1, 101/1 ve 5252 sayılı Yasanın 9/1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden uyarlama kararı vermesi gerekmektedir.
Sonuç: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay C. Başsavcılığının gönderme yazısı incelenen dosya içeriğine göre, bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile yağma suçundan hükümlü Sergül Özekinci (Özlüler) hakkında İstanbul 8. Ağır Ceza mahkemesinin 8.7.2005 tarih 2005/51 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309 ve 310. maddelerince BOZULMASINA, 05.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy