(5237 S. K. m. 7/2, 62/2, 103/1) (765 S. K. m. 4, 16, 59/2)
Dava: Yağma, ırza tasaddi ve mütecaviz sarhoşluk suçlarından hükümlü Mehmet Akden hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanması talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mütecaviz sarhoşluk suçunun ortadan kaldırılmasına, yağma ve ırza tasaddi suçlarından 5237 sayılı Yasanın uygulanmasına yer olmadığına ilişkin YALVAÇ Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.6.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 7.10.2005 tarihli tebliğname ile 25.10.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Duruşma açılarak hüküm kurulduğunun anlaşılmış olması karşısında; tebliğnamedeki bu yöne değinen bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
I- Çocukların cinsel istismarı (ırza tasaddi) suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
5237 sayılı TCY. nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK. nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddelerine göre maddi ceza yasalarının karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesinde herhangi bir bağlantısı olmayan infaz yasalarının bu suç yönünden gerekçede red nedeni olarak gösterilmesi, leh veya aleyhe sonuç yaratmadığından bozma kapsamına alınmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, hükümlü Mehmet Akden savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 7/2 ve 5252 sayılı TCK. nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 23.2.1938 günlü 1937/23 - 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında; somut olayla ilgili 765 sayılı TCK. nun 4 16/2, 59/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCK. nun 103/1-b, 62/2. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, 5237 sayılı Yasanın lehe hükümler içermemesi nedeniyle bu Yasanın uygulanmasına yer olmadığına ilişkin karar usul ve kanuna uygun bulunduğundan, hükmün bu bölümüne yönelen başvuruyla ilgili olarak 5271 sayılı CMK. nun 302/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin isteme aykırı olarak Esastan Reddine (ONANMASINA),
II-Saldırgan sarhoşluk suçundan kurulan hükmün temyizine gelince:
Hükmün 1.7.2002 tarihinde kesinleştiği 5326 sayılı Kabahatler Yasası'nın 35/1. maddesinin yollamasıyla aynı Yasanın 21/2-d maddesinde öngörülen 3 yıllık yerine getirme zamanaşımının dolmadığı gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Mehmet Akden savunmanının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, inceleme tarihine göre zamanaşımı süresi dolduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK. nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında saldırgan sarhoşluk suçundan kurulan hükmün yerine getirme zamanaşımı dolduğundan, zamanaşımı nedeniyle Düşürülmesine (ORTADAN KALDIRILMASINA),
III- Yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK. nun 495/1, 59/2. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun aynı suça uyan 148/1, 62/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında sanık yararına olduğu gözetilmeden, maddi ceza yasalarının karşılaştırılması ve lehe yasanın belirlenmesi konusu ile doğrudan veya dolaylı ilgisi bulunmayan ve infaz yasaları yönünden yerine getirme aşamasında gözetilmesi ve tartışılması gereken 5275 sayılı yasaya gönderme yapılması ve uygulama koşulları gerçekleşmeyen 5237 sayılı TCY. nın 58. maddesi ile 5275 sayılı Yasanın 108. maddelerine dayanılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Uyarlama sırasında dayanılan yasa maddelerinin ve belirlenen cezaların denetime olanak sağlanmak üzere hüküm fıkrasında belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Mehmet Akden savunmanının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy