(765 S. K. m. 491, 492, 493, 494) (1412 S. K. m. 242)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık Murat Çilimli, Cemil Ertav ve Mehmet Çilimli haklarında yapılan duruşma sonunda; kamu davasının düşürülmesine ilişkin Suluova Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.12.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Üst Amasya C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 05.10.2005 tarihli tebliğname ile 17.10.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- TCK. nun 494/1. maddesindeki suçun oluşabilmesi için; hırsızlanan aracın ücret karşılığı yük ve yolcu taşımacılığına tahsis edilmiş olmayan özel bir ulaşım aracı olması, çalınan aracın kısa bir süre kullanılması sonunda zilyedine geri verilmesi veya kolaylıkla bulunabilecek bir yere bırakılması, henüz bırakılmamış ise taşıtın iade edilmek üzere alındığının anlaşılır olması gerekir. TCK. nun 494/1. maddesi bu üç koşulun bir arada bulunması halinde uygulanabilir. Bu koşullardan biri eksik ise, sanık TCK. nun 491, 492, 493. maddelerinde öngörülen suç tiplerinden biriyle cezalandırılır.
Gülser Akbaş'a ait otomobilin 03.02.2001 günü saat 03.15 sıralarında Suluova'da park edildiği yerden çalındığı ve durumun kolluğa bildirilmesi üzerine aynı gün kollukça Merzifon Kavşağından itibaren izlendiği ve yine aynı gün Kuruçay Mevkiinde Meşruf Deresinde ön tampon ve sol ön kapı kolu kırık, sol arka tekerleği patlak olarak bulunduğunun anlaşılması karşısında, eylemde kullanma hırsızlığı suçunun öğelerinin bulunmadığı gözetilerek; başka suçtan 07.05.2001 günü yakalanan sanık Mehmet Çilimli'nin kollukta, Cumhuriyet Savcılığında ve Sulh Ceza Mahkemesinde aracı sanık Cemil'in taklit anahtarla çalıştırdığını kendisi ve sanık Murat'ın gözcü olduğunu açıkladığı, sanık Cemil Ertav'ın suçu kabul etmediği ve diğer sanık Murat Çilimli'nin de kollukta savunman bulunmadan alınan anlatımında sanık Mehmet'le birlikte çaldıklarını söylemesine karşın, sonraki savunmalarında suçla ilgisinin olmadığı yönündeki açıklamaları da birlikte değerlendirilerek, mevcut kanıtlara göre hırsızlık suçundan her bir sanığın hukuki durumlarının ayrı ayrı belirlenmesi yerine kullanma hırsızlığı kabulüyle davanın düşürülmesine karar verilmesi,
2- Sanık Cemil Ertav'ın kayden Suluova İlçesi Orta Mahallesine gittiğinin belirtilmesine karşın, anılan yer Nüfus Müdürlüğünden nüfus kaydı getirtilip duruşmada okunmadan, kapalı kayıtla yetinilerek hüküm kurulması suretiyle CMUK. nun 242. maddesine aykırı davranılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy