(5237 S. K. m. 53, 62, 63, 148, 149, 150) (5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 59, 495, 522)
Dava: Yağma suçundan hükümlü Hasan Akman hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; TCK. nun 148/1, 150/2, 62/1, 53, 63. maddeleri ile 4 yıl 2 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 23.06.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan bozma isteyen 18.10.2005 tarihli tebliğname ile 07.11.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir. Ancak;
a- Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b- Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c- Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı yada eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa,
Duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Hükümlü Hasan Akman'ın, suç tarihinde saat 20.00 sıraları yakınana ait markete gelerek tehdit edip 90.000.000 lira parasını yağmaladığı sabit görülerek, Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 4.9.2003 tarih ve 2003/270-218 sayılı kararı ile 765 sayılı TCY'nın 495/1, 59/2. maddeleri uyarınca belirlenen 10 yıl ağır hapis cezasının Dairemizce onanarak kesinleştiği, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın uygulanması istendiğinde, hükümlünün eyleminin 5237 sayılı TCY'nın 149/1-d maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 148/1. maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezasına hükmolunup, 150/2. maddesi uyarınca değerin az olduğu gerekçesiyle 1/2 oranında indirim yapılacağı yazıldığı halde 1/6 oranında indirim yapılarak, sonuçta 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla hükümlülüğüne karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
5237 sayılı TCY'nın 150. maddesinin 2.fıkrasındaki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCY'nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar (örneği; birkaç meyve veya ekmek, yiyecek; bir-iki defter, kalem; sigara, bira ve benzeri) değer olarak da az olan şeyi alma durumunda olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, yakınandan alınan paranın az olmamasına karşın, az kabul edilerek aynı Yasanın 150/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eylemi 5237 sayılı TCY'nın 149/1-d maddesine uyan suçu oluşturduğu halde, aynı Yasanın 148/1. maddesi ile hüküm kurulması, değerin azlığı nedeniyle belli oranda indirim yapılması suretiyle takdir hakkının kullanıldığı, Mahkemece verilip kesinleşen eski hükmün kaldırılmasına ilişkin yeni kararın hukuken geçersiz olduğu, infaz aşamasında sanık lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek, cezanın bireyselleştirilmesi için duruşma açılması gerekirken dosya üzerinden yazılı şekilde karar oluşturulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Hasan Akman savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 14.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy