(765 S. K. m. 343, 528) (5237 S. K. m. 206)
Karar: Sanığın temyiz isteminin hırsızlık ve memura yalan beyanda bulunmak suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın hırsızlık suçunu işlemeye önceden karar vererek gözcülük yapmak suretiyle eyleme katıldığının kabulü karşısında, hakkında TCK'nun 64/1. maddesi yerine 65/3. maddesinin uygulanması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içerisindeki kesinleşme şerhine göre 30.12.1999 tarihinde yerine getirilmiş İkizdere Asliye Ceza Mahkemesi'nin tekerrüre esas olabilecek nitelikteki 1994/12 Esas, 1995/11 Karar sayılı ilamının varlığı karşısında, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli delillere, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık S'nin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, hakkındaki eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hırsızlık suçundan kurulan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
Sanığın yalan beyan suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince; Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 08.11.2003 tarihli fezlekesinde sanığın sekiz ayrı hırsızlık eylemi için yapılan soruşturmalarda farklı kimlikler kullandığının belirtilmiş olması karşısında; bu eylemlerle ilgili olarak düzenlenen soruşturma belgelerinin onaylı birer örneği getirtilerek sonucuna göre; kimliği hakkında görevli memura yalan beyana ilişkin düzenlenen belgeler varsa eylemlerinin TCK'nun 343/2. maddesine; beyanların sadece sözlü olması ve ayrıca belge düzenlenmemesi durumunda ise aynı kanunun 528. maddesine uyan suçu oluşturacağı düşünülmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık S'nin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, yalan beyan suçundan kurulan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 01.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy