(5237 S. K. m. 53, 58, 62, 109, 116, 148, 149) (765 S. K. m. 59, 81, 179, 193, 497) (5252 S. K. m. 9) (5275 S. K. m. 98, 101)
Dava: Yağma suçundan hükümlü Ahmet Eker hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı Yasanın 149/1-a-b-c-d, 62. maddeleri gereğince 10 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin Bolu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.07.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü ve savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 20.10.2005 tarihli tebliğname ile 07.11.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/1. maddeleri uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uygulanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilmesidir. Ancak;
a- Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b- Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c- Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uygulanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı yada eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa,
Duruşma açmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
1- Sanık Ahmet Eker'in arkadaşı ile birlikte 02.05.2002 günü saat 11.00 sıralarında, yakınanın bulunduğu konuta silahla tehdit ederek girip, yakınanın kolunda bulunan üç adet burma bileziği alıp, ağzını ve ellerini bağlayarak ayrıca yiyecek ekmek ve soğan almaları biçiminde gerçekleşen eylemleri sabit görülerek, Bolu Ağır Ceza Mahkemesi'nin 31.10.2002 gün ve 2002/80, 2002/141 sayılı kararıyla 765 sayılı TCY'nın 497/2, 59/2, 81/1-3, 193/2, 59/2, 81/1. maddeleri gereğince 17 yıl 13 ay 23 gün ağır hapis ve 5 ay 15 gün hapis cezasıyla hükümlendirildiği, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın uygulanması istendiğinde; duruşma açılmadan, hükümlünün eylemine uyan 5237 sayılı Yasanın 149/1-a-b-c-d, 62/1, 58/6 ve 53. maddeleri gereğince ceza uygulanmasına, konut dokunulmazlığını bozma suçu nedeniyle 765 sayılı Yasaya göre kurulan hüküm sanık yararına olduğundan aynen yerine getirilmesi öngörülmüş; ancak, yağma suçu yönünden 5237 sayılı Yasanın anılan maddeleri gereğince temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması ve konut dokunulmazlığı suçu ile ilgili olarak da 5237 sayılı Yasanın lehe hükümler içermediğinin değerlendirilmiş olması karşısında; yeni yasaya göre temel cezanın belirlenmesinde bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması için duruşma açılarak hüküm kurulması gerekirken, dosya üzerinden karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCY.nın 148 ve 149. maddelerinde tanımlanan yağma, 109. maddesinde tanımlanan özgürlüğü kısıtlama ve 116. maddesinde tanımlanan konut dokunulmazlığını bozma suçları ile 765 sayılı TCY'nın 497/2, 179 ve 193. maddelerinde yer alan suçların öğelerinin farklı olduğu, konuta girmek suretiyle yakınanın elleri ve ağzı bağlanarak gerçekleştirilen yağma eyleminin, konutta yağma suçunun yanı sıra 5237 sayılı Yasanın 109/1-2-3-a-b. maddesine uyan silahla tehdit ederek özgürlüğü kısıtlama suçunu da oluşturduğunun gözetilmesi gerektiği,
3- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre yağma, konut dokunulmazlığını bozma ve özgürlüğü kısıtlama suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle verilecek temel cezaların ne şekilde saptanacağı konusunda, duruşma açılarak hüküm kurulması gerekirken, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Ahmet Eker ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy