(765 S. K. m. 80, 493, 503, 522)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Y.'un 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 503/1, 80, 522/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay 12 gün hapis ve 123.032.965 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, Üsküdar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2001 gün, 1998/384 esas, 2001/1705 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının gün 6.10.2005 ve 42274 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 8.11.2005 gün ve Y.E.182428 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 24.11.20005 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Karar: Anılan yazıda;
Dosya kapsamına göre, dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, failin yaptığı hile ve desiselerle mağdurun iradesini fesada uğratarak malın kendisine teslimini sağlamak suretiyle haksız bir çıkar elde etmesi, buna karşılık hırsızlık suçunda ise; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, malın failin egemenlik alanına geçmesinde fesada uğramış da olsa mağdurun rıza ve bilgisinin bulunmaması gerektiği;
Hırsızlık suçunun nitelikli halinin düzenlendiği 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493. maddesinin 4. bendinin uygulanabilmesi için de; memur olmayan bir kimsenin resmî sıfat takınarak ve bu hareketin yarattığı nedensel güçten yararlanarak hırsızlık suçunu işlemesinin zorunlu olduğu, kullanılan bu hileli aracın yani resmî sıfat takınmanın, mağdurun eşyalarının, mağdurun eşyalarını gözaltında tutmak ve benzeri davranışlarını zayıflatması ve sanığın da bundan yararlanmasının söz konusu olması gerektiği;
Somut olayda: dosyanın diğer sanıkları S. S. ve E. K.'ın para karşılığı birlikte oldukları Romen uyruklu şikayetçilere dışarıda sivil polisler sizi bekliyor diyerek ve sanıklardan S. S.'nın telefonla birisiyle görüşerek yardım isteminde bulunmak suretiyle şikayetçileri sivil polisin beklediğine inandırdıktan sonra, hükmü temyiz etmeyen sanık Y. C. A. ile yakalanamayan A. adlı sanığın kendilerini sivil polis olarak tanıtarak şikayetçilerin çantalarıyla içindeki para ve ziynet eşyalarını almaları şeklinde gerçekleşen eylemin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/4. madde ve bendindeki selahiyeti olmaksızın resmî sıfat takınmak suretiyle işlenmiş hırsızlık suçunu oluşturduğu ve suç türü tarihi ve cezanın miktarı itibarıyla 4616 sayılı Kanun kapsamında kaldığı gözetilmeden, davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi yerine unsurları oluşmayan dolandırıcılık suçundan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de;
İddianamedeki sevk ve nitelendirmeye, uygulama maddelerine, Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi ile Başkanlar Kurulunun 1.2.2002 tarih ve 1 sayılı kararına göre işin incelenmesi Yüksek 11. Ceza Dairesine ait bulunduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına İADESİNE, 20.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy