(5275 S. K. m. 98, 101) (5271 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 62, 109, 149)
Yağma suçundan hükümlü
hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanması talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı Yasa gereğince mahkumiyetine ilişkin
Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.07.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 14.12.2005 tarihli tebliğname ile 22.12.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a) Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b) Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c) Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Hükümlü sanık
'ın, .. Ağır Ceza Mahkemesinin gün ve 2003/192-2004/66 sayılı kararı ile 765 sayılı TCY. nın 497/2, 59/2. maddeleri uyarınca 16 yıl 10 ay 18 gün ağır hapis cezası ile cezalandırılıp bu hükmün Dairemizin 28.12.2004 tarihli ilamı ile eylemin aynı Yasanın 499/1.fıkra 2. cümlesindeki suçu oluşturduğu eleştirisiyle onanarak kesinleştiği, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın uyarlanması istendiği eylemin, 5237 sayılı TCY. nın 149/1-a,c,d,e, 62/;109/2, 109/3-a,b maddelerine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, ayını Yasanın 149/1-a,c,d, 62/1. maddeleri uyarınca sonuçta dosya üzerinden duruşma açılmaksızın 8 yıl 4 ay hapis cezası ve aynı Yasanın 58. maddesinin de infaz aşamasında gözetilmesi biçiminde hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında;
1- Sanık ve arkadaşlarının, olay sırasında yakınan
'ın el ve ayaklarını bağlayarak hürriyetini kısıtladıklarının anlaşılmasına göre, eylemlerinin 5237 sayılı TCY. nın 149/1-a, c,d,e maddesindeki yağma suçunun yanı sıra aynı Yasanın 109/2, 109/3-a,b.maddesindeki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi,
2- Yağma suçunun 5237 sayılı TCY. nın 149.maddesinin 1.fıkrasının (a)-(c)-(d)-(e) bentlerine aykırı biçimde, silahla, üç kişi olarak, konutta, felçli ve yaşlı kişilere karşı işlediği, bu nedenle aynı Yasanın 61.maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, alt sınırdan uzaklaşmak gerektiği düşünülmeden ve alt sınır aşılarak cezanın belirlenmesi için duruşma açılarak, cezanın bireyselleştirilmesi amacına yönelik takdir hakkının nedenleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekirken, dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı biçimde karar verilmesi,
3- 5377 Sayılı Yasanın 2. Maddesiyle 29.6.2005 Tarihinde 5237 Sayılı Yasanın 7/3. Maddesinde Yapılan Değişiklik Uyarınca, 1.6.2005 Tarihinden Önce İşlenen Suçlar Yönünden, Mükerrerlere Özgü İnfaz Rejiminin Uygulanamayacağının Gözetilmesi Zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü sanık
.'ın temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, İnfaz Aşamasında Verilen Uyarlama Kararlarının Kazanılmış Hak Oluşturmayacağı gözetilerek, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy