(765 S. K. m. 102, 495)
Bıçakla etkili eylem suçundan sanık hakkında yapılan hazırlık soruşturması sonucunda A Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19.10.2004 tarihli 2004/14-570 hazırlık, 2004/36566 sayılı takipsizlik kararına yönelik itirazın reddine dair S. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca ittihaz olunan 23/06/2005 tarihli ve 2005/906 değişik iş 2005/887 müteferrik sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 11.11.2005 gün ve 47101 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 12/12/2005 gün ve Y.E. 203146 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 27/12/2005 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan yazıda; Evrak kapsamına göre, sanığın,....isimli şahıslarla birlikte ellerinde bıçak ve satır bulunduğu halde...ait lokantaya giderek buranın haracını bundan sonra bize vereceksin, yoksa lokantanı yakıp yıkarız biçiminde tehdit edip, müdahale eden de yaralamaktan ibaret eylemleri ile ilgili olarak, sanık dışındaki şahıslar hakkında açılan dava sonucunda tüm sanıkların şartlı tehdit suçundan beraatlarına, bıçakla etkili eylem suçundan 80.000.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, adı geçen dışındaki sanıkların aynı suçtan beraatlarına dair, A. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/10/2001 tarihli ve 2000/3 esas, 2001/870 sayılı kararının Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 29/04/2003 tarihli ve 2002/18513 esas, 2003/3035 sayılı ilamı ile, sanıkların eylemlerinin 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 495, 61. maddelerine uyabileceği ve kanıtlarla eylemleri değerlendirilip, nitelendirmenin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle bozulmasına karar verildiği ve yargılamalarının halen A. 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/344 esas sayılı dosyasında devam ettiğinin anlaşılması karşısında, aynı olay sebebiyle sanık hakkında yürütülen hazırlık soruşturması sonucunda fiil, bıçakla etkili eylem olarak değerlendirilerek 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/4. maddesi gereğince zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle takipsizlik kararı verilmiş ise de, eylemin yağma olarak nitelendirilmesi gerektiği ve bu duruma göre de zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay C.Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile silahlı yağmaya kalkışma suçundan sanık hakkında S.Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 2005/906 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı CMK' nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy