(765 S. K. m. 55, 59, 493, 522, 523) (647 S. K. m. 4, 6) (2253 S. K. m. 38) (5237 S. K. m. 7, 31, 50, 51, 62, 142, 145, 168) (5252 S. K. m. 9) (5395 S. K. m. 24)
Dava: Hırsızlık suçundan sanıklar Şeref Tuğrul ve Mustafa Acer'in, 765 s. Türk Ceza Kanunu'nun 493/1-son, 522/1, 523/1, 59, 647 s. Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 809.172.000 Türk lirası ağır para, aynı suçtan sanık Zekeriya Benek'in 765 s. Kanun'un 493/1-son, 522, 523/1, 55/3, 59, 647 s. Kanun'un 4. maddeleri uyarınca 538.434.000 Türk lirası ağır para, sair sanık Emrah Kırkıl'ın 765 s. Kanun'un 493/1son, 522, 523/1, 59, 2253 s. Kanun'un 12/2, 647 s. Kanun'un 4. maddeleri gereğince 404.586.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmalarına dair, sanık Emrah'ın bu cezasının 2253 s. Kanun'un 38, sair sanıkların cezalarının 647 s. Kanun'un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair, Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/09/2001 günlü ve 2000/424 esas, 2001/198 s. kararının kesinleşmesine müteakip, 01/06/2005 gününde yürürlüğe giren 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanıklar Şeref Tuğrul ve Mustafa Acer'in 5237 s. Kanun'un 142/2-d, 145, 168, 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün, sanık Zekeriya Benek'in, 5237 s. Kanun'un 142/2-d, 145, 168, 31/3, 62. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün, sanık Emrah Kırkıl'ın 5237 s. Kanun'un 142/2-d, 145, 168, 31/2, 62. maddeleri uyarınca 1 ay 3 tarih hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık Emrah'ın cezasının aynı Kanun'un 50/d maddesi gereği mahkum olduğu cezanın 1 katı olan süre ile oyun salonlarına gitmekten yasaklanma cezasına çevrilmesine, sair sanıkların cezalarının aynı Kanun'un 50/d maddesi gereği mahkum oldukları cezaların 1 katı olan süre ile içkili yerlere gitmekten yasaklanma cezasına çevrilmesine, bütün sanıklara verilen cezaların 5237 s. Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair, aynı Mahkemenin 28/06/2005 günlü ve 2005/549-564 s. ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 01.11.2005 tarih ve 46126 s. yasa yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 07.12.2005 tarih ve 2005/203200 Y.E. s. ihbar yazısı ile infaz dosyası 27.12.2005 gününde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan yazıda;
Tüm dosya kapsamına göre, 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 s. Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddeleri uyarınca, yeni Yasanın sanıklar lehine hükümler getirip getirmediği ve kesinleşmiş hükümler açısından infaz aşamasında uygulanıp uygulanamayacağının tesbit edilmesi bakımından, temel ceza maddesi yanında yasal ve takdiri artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasında hakimin takdir hakkını kullanarak karar vermesini gerektiren durumlar ile hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik gerektirecek bir hususta öncelikle incelemenin duruşmalı olarak yapılması gerektiği gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde,
Kabule göre de,
1- İlk mahkumiyet hükmünde Cumhuriyet Savcılığınca yapılan keşif sonucu Mahkemece de kabul edildiği üzere, hırsızlık yapılan binanın alt katında yer alan ambarın kapısının zorlama sonucu açıldığının tesbit edildiği, kapının kilitli olmadığı, ancak muhkem olduğunun belirlenmiş olması karşısında, eylemin 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d maddesinde düzenlenen haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarlarla ya da sair bir aletle kilit açmak suretiyle işlenmiş olduğunun kabul edilemeyeceği, keza aynı maddenin 1-b bendinde yer alan bina veya eklentileri içerisinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında işlendiğinin kabul edilmesi gerekeceği, eylemin müeyyidesinin de iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası olması nedeniyle sanıkların daha lehine bulunduğunun nazara alınmamasında,
2- Sanık Emrah Kırkıl hakkında verilen ilk cezanın 2253 s. Kanun'un 38. maddesi uyarınca ertelenmiş olması ve 1 senelik deneme süresine tabi tutulmuş olması sebebiyle, hükmün verildiği 27.09.2001 gününden itibaren 27.09.2002 gününe kadar deneme süresinin sona erdiği ve bu süre içerisinde başka bir suç işlemeyen sanığın cezasının esasen vaki olmamış sayılacağı gözetilmeden, 5237 s. Yasa uyarınca yeniden karar verilmesinde,
3- Sanıklar hakkında 5237 s. Kanun'un 50/d madde ve bendi uyarınca verilen cezaların belli bir yere gitmekten yasaklanma biçiminde seçenek yaptırıma dönüştürülmüş olması karşısında, aynı Kanun'un 51. maddesinde hapis cezalarının ertelenmesi için getirilen müessesenin, seçenek yaptırımların ertelenmesi hakkında kullanılamayacağı gözetilmeden, seçenek yaptırımların etkinliğini geçersiz kılacak biçimde ertelenmesine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 s. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yöntemine uygun olarak duruşma açılmak suretiyle hüküm kurulduğu ve infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
1- Hükümlülerin, yakınanın konutunun bodrum katında bulunan deponun sağlam maddelerle dayanıklı şekilde yapılmış kapısını kilit yerinden kırarak 40 milyon TL. değerinde 8 tane güvercini çalmaları biçimindeki eylemlerinin, 5237 s. TCY'nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 142/2-d maddesi ile hüküm kurulması,
2- 5237 s. TCY'nın 145. maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının, 765 s. TCY'nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleri ile her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 s. Kanuna özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, sadece gereksinmesi kadar (örneğin; birkaç meyve veya ekmek, yiyecek; bir-iki defter, kalem; sigara, bira ve benzeri), değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, kanuni ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, yakınanın çalınan güvercinlerinin değeri de az olmadığı halde, az kabul edilerek cezadan 2/3 oranında indirim yapılması,
3- 5237 s. TCY'nın 51. maddesi uyarınca, ancak hapis cezalarının ertelenmesinin olanaklı olduğu, aynı Kanunun 50. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma dönüştürülen cezaların ertelenmesi olanağı bulunmadığının gözetilmemesi,
4- Hükümlü Emrah Kırkıl hakkında, 27.09.2001 günlü kararla hükmolunan para cezasının 2253 s. Kanunun 38. maddesi uyarınca 1 yıl deneme süreli olarak ertelendiği, deneme süresini yeni bir suç işlemeden 27.09.2002 gününde doldurduğunun anlaşılması karşısında; hükümlünün cezasının esasen vaki olmamış sayılacağı gözetilmeden, 5237 s. Kanun hükümleri uyarınca yeniden uyarlama yapılması, nedenleriyle;
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay C. Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlüler Şeref Tuğrul, Mustafa Acer, Zekeriya Benek ve Emrah Kırkıl hakkında Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 28.06.2005 gün ve 2005/549-564 s. kararın CMK. nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA,
1- Hükümlü Emrah Kırkıl'ın, 27.09.2001 günlü kararla hükmolunan cezası, deneme süresinin geçmiş bulunması sebebiyle esasen vaki olmamış sayıldığından, adı geçen hakkındaki hükmün, hüküm fıkrasından çıkarılmasına,
2- Hükümlüler Şeref Tuğrul ve Mustafa Acer'in eylemine uyan 765 s. TCY.nın 493/1-son, 522/1, 523/1, 59/2, 647 s. Kanunun 4-6. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 s. TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 168/1, 62/1, 50. maddelerinde ön görülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, hükmolunan hapis cezasının paraya çevrilip ertelenmiş olması ve ertelemenin hukuki sonuçları da gözetildiğinde 765 s. Kanun hükümlerinin daha lehe olduğu anlaşıldığından, adı geçenler hakkındaki hükmün, hüküm fıkrasından çıkarılmasına,
3- Hükümlü Zekeriya Benek'in eylemine uyan 765 s. TCY.nın 493/1-son, 522/1, 523/1, 55/3, 647 s. Kanunun 4, 6. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 s. TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 168/1, 31/3, 62/1, 50. maddelerinde ön görülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, hükmolunan hapis cezasının paraya çevrilip ertelenmiş olması ve ertelemenin hukuki sonuçları da gözetildiğinde anılan Kanunun 7/2, 5252 s. Kanunun 9/3. maddeleri ışığında, 5395 s. Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesi uyarınca; uzlaşma hükümlerinin uygulanması durumunda 5237 s. Kanun hükümlerinin; uzlaşma hükümlerinin uygulanamaması durumunda ise 765 s. Kanun hükümlerinin daha lehe olduğunun,
Sonuç: Hükümden sonra yürürlüğe giren 5395 s. Çocuk Koruma Yasasının 24. maddesi uyarınca yeniden değerlendirilme yapılması zorunluluğunun Mahkemesince gözetilmesine, 05.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy